#54 – Bugün 19 Mayıs!

0
116

19 Mayıs kutlu olsun!

“Dünün şartları bugünle birebir aynı mı ki dünden feyz alalım?” diye soran arkadaşlar bir anlamda haklı. Tarih laboratuvarı, değişen koşulları akıl ve bilim ışığında değerlendirenlerin başarıya ulaştığını kanıtlıyor. Ama genel durum ve batılı devletlerin stratejileri büyük benzerlik taşıyorsa, geçmişten ders alıp bugünün koşullarıyla sentezleyecek olanlar kesinlikle kazanacaktır.

Bugünkü koşullar 100 yıl önceki koşullara çok benzemektedir. Batılı devletlerin Ortadoğu ve Asya paylaşımı için gırtlaklaşmalarından tutun da bölge ülkelerindeki iktidarların bir taraftan diğer tarafa savrulmaları, fakirleşen halklar ve satılan iktidarlar,  faşizmin giderek artan ayak sesleri  o döneme çok benzemektedir…

Çürümüş Osmanlı imparatorluğu öyle bir dönemin sonunda tarihe karışmıştır.

19 Mayıs günü Milli direnişin sembolüdür!

Bölüm Tam Metni

Bugün 19 Mayıs! Tarihten alacak ders var!

Dünün şartları bugünle birebir aynı mı ki dünden feyz alalım? diye soran arkadaşlar bir anlamda haklı. Tarih laboratuvarı, değişen koşulları akıl ve bilim ışığında değerlendirenlerin başarıya ulaştığını kanıtlıyor. Ama genel durum ve batılı devletlerin stratejileri büyük benzerlik taşıyorsa, geçmişten ders alıp bugünün koşullarıyla sentezleyecek olanlar kesinlikle kazanacaktır. Bugünkü koşullar 100 yıl önceki koşullara çok benzemektedir. Batılı devletlerin Ortadoğu ve Asya paylaşımı için gırtlaklaşmalarından tutun da bölge ülkelerindeki iktidarların bir taraftan diğer tarafa savrulmaları, fakirleşen halklar ve satılan iktidarlar, faşizmin giderek artan ayak sesleri o döneme çok benzemektedir… Çürümüş Osmanlı imparatorluğu öyle bir dönemin sonunda tarihe karışmıştır. 19 Mayıs günü Milli direnişin sembolüdür.

Kasım 1918’de ‘direniş yuvaları oluşturun!‘ diyen Mustafa Kemal Paşa, ön çalışmaları, kadroyu, örgütlenme şemasını belirlemiş ve 19 Mayıs 1919’da fiilen harekete geçmiştir. O güne kadar Anadolu’da birtakım çoban ateşleri vardı. Anadolu’nun dört bir yanında, direniş komiteleri, yerel kongreler toplanmaktaydı. Çok farklı parti ve gruplar zorunlu olarak bir araya gelmekte ve işgale karşı çare aramaktaydı.

Ama çare arayanların büyük bir çoğunluğu, aynı bugünkü gibi kurtuluşu İngiliz ve Fransız mandasında aramaktaydı. Aydınlar İngilizci, Amerikancı ve Fransızcı olarak ayrılmıştı. batıcı sosyal medya guruları bugün de aynı böyleler!

Bir asır önce de yedi düvel, etnik grupları kışkırtmakta, aynı anda kendisine iltifatkar olanları kullanmaktaydı. Falih Rıfkı Atay’ın sözleriyle o günlerde 2 ihtimal vardı:
Biri Hürriyet ve İtilaf partisiyle, saraya ve Bab-ı Ali’ye dayanan İngilizler eliyle parçalanmak;
İkincisi yalvara yalvara Amerikan mandası altına girmek ve yurt bütünlüğünü korumak!

Büyük devletlere meydan okuyucu bir BAĞIMSIZLIK SAVAŞI, bu zevat için imkansızdı! Hayaldi! Saçmalamaktı!

Bugünkü manzaraya ne kadar benziyor değil mi?

Gazi Paşa, TAM BAĞIMSIZLIK diyerek yola çıktı Yanında çok sınırlı sayıda çekirdek bir kadro vardı. Milletin büyük çoğunluğu onlarla beraber değildi. Ama sonunda ve zorunluluk sonucu millet onun etrafında kenetlendi ve hareketi MEŞRU kıldı. Kurtuluş için her cenahtan insanlar bir araya gelmeyi başardı. Ve millet ‘Ya istiklâl ya Ölüm!’ dedi. Şuralar örgütledi, miskinliği üzerinden attı, direndi. Olmazları olur yaptı. Kendine güveni arttı. Bu uzun bir süreçti. Kolay olmadı Başarı geldi gelmesine ama hemen ardından geriye dönüş de başladı

Millet büyük oyunun çarkları arasında kaldı. Başladığı noktaya benzer bir noktada işiyle aşıyla umuduyla, oynandı… Ama kim ne derse desin o millet işte bu millettir! Hamaset yapmıyoruz. Şartlar zorladığı zaman genetik hafızası ona ‘bağımsız olmak ya da olmamak’ arasındaki farkı hatırlatacaktır.

19 mayıs 2012 bizim için özel bir gün olmuştu Samsun’daki konuşmamızda el ele omuz omuza vermenin önemini anlatmıştık ve aynı zamanda bu buluşmanın kendisi tüm olumsuzluklara rağmen el ele vererek bir araya gelmeyi başarmaya iyi bir örnekti. Farklı düşünce grupları hatta farklı partilerden kişilerin gayretleriyle salonlar bulunmuş insanlar yurdun dört bir yanından salonu doldurmuştu. Konuşmadan sonra çay bahçelerinde her cenahtan ilk kez tanıdığımız gençlerle oturup saatlerce söyleşmiştik.

O söyleşinin 5 dakikasını yeniden dinleyelim. 19 mayıs kutlu olsun!

Önceki İçerikhararet.org Söyleşisi | Ömür Boyu Gazeteci: Banu Avar’ın Meslek Hayatı
Sonraki İçerik#55 – Peker ve Diğerleri – “Her şey değişti ama hiçbir şey değişmedi”
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here