Bölüm Tam Metni

Haritaya iyice bakalım, Karadeniz’in ortasına uzanan Kırım yarımadası… Kuzeyde Ukrayna, doğusunda Rusya ve Rusya-Ukrayna sınırında son günlerde sık sık adından söz edilen Donbas Havzası…

Amerika ile Rusya arasındaki restleşmenin öznesi işte burası. Ukrayna Rusya’nın eteklerinde Amerika’yla NATO’yla cilveleşirken ateş hattında olan bir bölge Donbas.

Donbas bölgesindeki Donetsk kentinin girişinde “Donbas Ukrayna’nın kalbidir” diye yazar. Bu bölge Avrupa’nın dördüncü büyük maden bölgesi. Donetsk Havzası’ndaki kömür rezervinin 100 milyon ton civarında olduğu tahmin ediliyor.

Rusya’nın savunma sanayi bu bölgeye bağlı, bu bölge de Rusya’ya…

Rus tankları Donbas’da çıkarılan bir demir cevheriyle üretiliyor. Rus savaş helikopterlerinin motorları Donbas’daki fabrikalarda yapılıyor.

İşte, böyle bir bölgeden söz ediyoruz.

Ukrayna, Rusya’nın eski nüfuz sahası… Rus doğalgazını Avrupa’ya taşıyan projeye ev sahipliği yapıyor. İki ülkede Türkiye gibi Karadeniz’e kıyıdaş… Ve Karadeniz’in petrol, doğalgaz, hidrokarbon rezervleri bakımından zenginliği artık sır değil. Ve öyle bir dönemdeyiz ki artık sağımız solumuz, kuzeyimiz güneyimiz, batımız doğumuz Amerikan kuşatmasında!

Tüm genç arkadaşlardan rica ediyorum: Haritasız haber okumayın! Coğrafya bilginizi taze tutun. Karadeniz haritasını, Doğu Akdeniz ve Ege haritalarını iyi inceleyin!

Montrö sözleşmesi nedeniyle sadece kıyıdaş ülkelerin kullanımında olan Karadeniz neden hedefte? Haritalar bunu size anlatacaktır. Amerika nerede, Rusya nerede? Karadeniz bir iç deniz… Hem Amerika’nın düşman ilan ettiği Rusya’nın çevrelenmesinde başrolde hem enerji rezervleriyle ağız sulandırıyor hem de enerji yollarına ev sahipliğiyle önemli… Kıyamet orada kopuyor.

Amerika, Karadeniz’e kıyıdaş ve Rusya’nın çevresindeki ülkelere yıllardır operasyonlar yapıyor. Bu Rusya’nın Meksika üzerinden Los Angeles’a el atması gibi bir olaya benzetilebilir.
Ukrayna yıllardır NATO üyesi olmak için uğraşıyor. Rusya’nın eteklerinde Amerika’yla cilveleşiyor. Rusya ise ‘artık yeter’ diyor. Amerika’nın Donbas bahanesiyle Karadeniz’e savaş gemileri göndermesini provokasyon olarak niteliyor. Karadeniz bugüne kadar barış deniziydi ama şimdi sıkışan bir düdüklü tencere gibi ve nereye evirileceği bilinemiyor.

Türkiye uzun zamandır Rusya’yla müttefik ilişkisi yürütürken, bir yandan da Amerika’ya ‘Karadeniz’e gel! Karadeniz’i Ruslara bırakma!’ çağrısı yapıyor ya da yaptırılıyor.

Türkiye’nin gelecek ay yapılacak “Orta ve Doğu Avrupa’yı Savunma” konulu NATO tatbikatına katılması düdüklü tencereyi daha da basınçlı hale getiriyor!
Türkiye hem NATO’nun cephe ülkesi hem de Rus Türk işbirliği içinde. İşte bu çelişkiler bu coğrafyayı bilinmezliklere sürüklüyor!

Türkiye Rusya’yı bir numaralı düşman ilan eden NATO’nun üyesi… Karadeniz’de 25 ülkeyle birlikte Rusya’ya karşı tatbikata katılıyor. Aynı zamanda Rusya’yla enerji konusunda ‘Astana Sürecinde’ bölge savunmasında, ekonomide, turizmde işbirliği yapıyor.

Sonra Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelensky ile Kırım konusunda Rusya’ya meydan okuyor. Rusya charter uçuşlarını kısıtlayınca da şaşkınlığa kapılıyor. Hem de bu kısıtlılık tam da NATO tatbikatı tarihlerine denk geliyor. Mesaj net değil mi? Rusya Türkiye’ye bir mesaj iletiyor. Diyor ki: “1 Haziran’a kadar sessiz kalacağım ama artık sen de nerede duracağını, kimle müttefik olacağını belirle!” diyor.

Haritalarda Ege’nin iki tarafına iyice bakın… Batımızda bize namlu doğrultan, adalarımıza el koyan, arkasında Avrupa ve Amerika olan bir Yunanistan var. Aynı 1. Dünya Savaşı’nda aldığı pozisyonu almış bir Yunanistan! Dedeağaç tatbikat bahanesiyle Amerika’nın savaş üssü haline getirildi. Amerikan ordusu 20 Yunan adasına üs kuruyor.

Ve Türkiye buna karşı Rusya’yla birlikte hareket edeceğine cellâdının bıçağını yalarcasına Yunanistan’la beraber NATO tatbikatında Rusya’ya gözdağı verenlerin ön safında bayrak sallıyor. İlginç değil mi (?)

Tatbikat Mayıs-Ağustos 2021 arasında, tüm balkan ülkeleri Almanya, Polonya ve Romanya’da gerçekleştirilecek tatbikata 31 bin askerî personel katılıyor ve 20 binden fazlası Amerikan askeri! Soğuk Savaş’tan bu yana bölgede düzenlenen en kapsamlı tatbikattan söz ediyoruz.

Türkiye bu sıkışmış coğrafyada ne yapacağını ve nerede duracağına karar vermek zorunda
Türkiye’ye ‘Sözde müttefik’ diyen Amerika’nın baştan beri ihsas ettirdiği şudur: “Ya benlesin ya değilsin!”

Yani diyor ki; bir ülke hem NATO üyesi, hem Amerikan müttefiki olup hem de Rusya’yla iş birliği yapamaz! Ey Türkiye, hem S-400 alıp hem NATO üyesi olamazsın hem ABD müttefiki olup hem PKK’yla savaşamazsın…

Benimle olacaksan Rusya’yla düşman olmak zorundasın! Dedikleri budur. Anlamayanlar, bunu bölgedeki gelişmelerle anlamak zorunda kalacaklardır.

Önümüzdeki dönem üç bir tarafımızdaki denizlerde Amerika-Rusya cepheleşmesi belirginleşecektir.

Gerek Karadeniz gerek Ege gerekse Doğu Akdeniz bu cepheleşmenin alanlarıdır. Montrö’yü delmek Amerika’nın temel hedefidir. Türk boğazlarını kullanarak Karadeniz’i NATO gölü haline getirme arzusu yıllardır açıktır.

Bu nedenle Ukrayna ve Gürcistan’da bir dizi ‘Turuncu Darbe’ yapılmıştı. Tesadüf o darbeler sırasında Ukrayna ve Gürcistan’da akıl almaz olaylara tanık olmuştuk. Meraklısı bu bölümleri YouTube kanalımızda izleyebilir.

Şimdi Ukrayna bir kez daha ateş hattında! Mehmet Ali Güller bir makalesinde çok önemli bir konuyu dile getirdi.

Amerika’nın ’nin Ukrayna’yı üçüncü kez cepheye sürmesinin alt hedeflerinden birinin de Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirmek olduğunu söyledi!

Biden yönetimi, “Sözde müttefiktir, şudur budur ama Türkiye’yi Rusya’ya itmeyelim Atlantik’te tutalım” diyor. Ukrayna krizinin Türk-Rus iş birliğini de çökertmesini hesaba katıyor.

Mesela Erdoğan yönetiminin Ukrayna’ya İHA satışından, Kırım’a verdiği desteğe kadar uyguladığı politikanın Rusya’yı kızdıracağı malum… Ayrıca anlattığımız NATO tatbikatının ve devamının Rusya ile Türkiye’nin arasını iyice soğutacağı hesaplanıyor.

Özetle, Ukrayna ve Karadeniz krizi Ankara’yı ağır faturalar ödemeye mecbur bırakabilir. Aklımızı Atlantik ötesinden alıp kendi bölgemizde tutmaya mecburuz!

Banu AVAR
15 Nisan 2021

Önceki İçerik#45 – Batı’nın Deli Gömleğinde Türkiye!
Sonraki İçerik#47 – Üç Atatürkçülük ve 23 Nisan Haftası
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here