#29 – Eşref Bitlis Komutan ve Çekiç Güç

0
1597

Amerika’nın hayalini 2006 yılında Oslo’da arabuluculuk yapan bir profesör net olarak ortaya koymuştu. Ünlü Prof. Johan Galtung 3 aşamalı Kürdistan modelinin aşamalarını şöyle açıklamıştı:
Birinci aşamaya ‘İnsan Hakları’ adını vermişti. İnsan hakları aktivizminin tavana çıkarıldığı ilk aşamada Kürtlerin yaşadığı dört ülke Türkiye, Irak, İran ve Suriye’de insan hakları mücadeleleri hız kazanmalıydı!

İkinci aşama ‘Özerk Eyaletler’ aşamasıydı. Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da özerk otonom Kürt bölgeleri yaratılacaktı. Son aşamada ise dört Kürt özerk eyaleti bir araya gelerek ‘Kürdistan Konfederasyonunu’ oluşturacaktı.
Meraklısı incelesin: http://www.calpeacepower.org/0201/galtung_transcend.htm

Kısacası ‘Kürt Konfederasyonu’ için özerk parçalar oluşturulması düşünülen dört ülkeden Irak, Türkiye’nin emperyalizme verdiği eşsiz destekle parçalanmış ve bir Kürt özerk bölgesi; Türkmen, işbirliği yapmayan Kürt ve Arap aşiretlerin kanı pahasına kurulmuştu.

1991’deki Körfez savaşı, İncirlik’e Çekiç Güç’ün yerleşmesiyle sonuçlanmıştır. İsrail istihbaratı, CIA ve bunların maşaları PKK, Barzani ve ilintili ‘iş’ adamları ve siyasiler bir dizi katliama imza atmışlardır. Çekiç Güç’e karşı çıkan asker, sivil, aydın birçok kişi faili meçhul cinayetlerle yok edilmiştir. Güneydoğuda Jandarma Bölge Asayiş Komutanları Hulusi Sayın, İbrahim Selen Çekiç Güç’e karşı çıkan iki korgeneraldir. Eşref Bitlis gibi onlar da öldürülmüşlerdir. Cem Ersever ve Mustafa Deniz ve Tuğgeneral Bahtiyar Aydın da katledilmiştir. Ortak özellikleri; Çekiç Güç’e karşı olmaları ve emperyalist hedefi açıklamış olmalarıdır.

Bölümün Tam Metni

Eşref Bitlis komutan ve 4 ülkeyi parçalama planı…

Dün Eşref Bitlis komutanın ölüm yıldönümüydü. 28 yıl önce 1993’ün bir şubat günü kaza süsü verilerek katledilmişti. Sebebi gayet açıktı… Çekiç güç denilen Amerikan kolposunun ne olduğunu, neye evirileceğini çok önceden görmüştü. Çekiç Güç adı verilen operasyonun amacı; Kukla Kürdistan ya da 2. İsrail’in kurulmasıydı.

Eşref Bitlis bu yüzden katledildi. Aile dostumuzdu… Eşi annemin en sevdiklerindendi. Kıbrıs’ta görev yaparken annem sık sık ziyaretlerine gitmişti.

Katlinden bir yıl evvel Turgut Özal’a yazdığı mektupta: “Çekiç Güç PKK ile hareket ediyor!” demişti. Aynen bugün olduğu gibi! Amerikan askerleri Irak’a yerleşir yerleşmez PKK’yı müttefik ilan etmişlerdi.

Iraklı Kürtler, Saddam tarafından göçe zorlanmış ve PKK’ya alan açılmıştı. Eşref Bitlis tüm bu oyunu deşifre eden ve hatta Özel Kuvvetler içindeki işbirlikçileri isim isim bilen bir komutandı. Yani ortadan kaldırılmalıydı!

İnsan neye yanıyor biliyor musunuz? Bugün Suriye’de oynanan oyununun aynısı tam 30 yıl önce 1991’de Irak’ta oynandı. Tarihten ders almayınca hep aynı hatalar yapılıyor, aynı tekrarlar yaşanıyor. Nasıl ki Çekiç Güç manevrasıyla Barzani’ye alan açılmış ve kukla bir devletin tohumları atılmıştı… Hatırlayın! Daha sonra Amerika, Türkiye’ye Barzani’nin devletleşmesi için yardım etme görevini verdi. Türkiye de; istihbaratından ordusuna, televizyonundan devlet kurumlarına kadar Irak Kürdistan’ını oluşturdu. Bunu ellerimizle yaptık. Kimse inkâr edemez!

Amerika’nın Suriye müdahalesiyle hedefi aynen budur! İkinci bir Kürdistan parçasını Suriye’de oluşturmak derdindeydi ve bunda yine Türkiye’nin kullanılmasını hedefliyordu. Suriye’ye yapılan sınır operasyonlarına bu nedenle fazla ses çıkarmadı ve bu konuda Amerikan basınında epeyce yazılar yayınlandı. Hatta şimdiki başkan Biden, “Biz eliz Türkiye eldiven” gibi hakaretamiz bir cümle de kurdu ve bu ifadeyle Türkiye’nin Amerika için elini kirletmesinin şart olduğunu söylüyordu.

Şunu hatırlamamız gerek: 2012’de ‘Çözüm Süreci’ adı verilen süreçte; içeride ve dışarıda ‘Kürt Federasyonu’ tamlamasına kulaklar alıştırıldı. Özellikle genç kesim ‘Neden Olmasın’ noktasına kadar getirildi.

PKK uzantıları Amerika’nın söylemlerini tekrarlıyordu. Mesela diyorlardı ki: “Özgür bir Kürt coğrafyası, sınırlar değişmeden de mümkün!” Yani ekmek derdine düşmüş ve çatışmalardan yorulmuş olanlara kabul edecekleri çözümler sunuyorlardı.

Mesela diyorlardı ki: “Irak, İran, Suriye ve Türkiye’de Kürt eyaletleri kurulsa ve bu ülkeler bir konfederasyon oluştursa ne güzel olur.” Birleşen tek bir Kürdistan söyleminden çok daha farklı bir söylem deniyorlardı. Sebebi; Amerika’nın Türkiye ve diğerlerini ürkütmeden ‘Yavaş Geçiş’ yol haritasıyla ilgiliydi. Ağır ölüm de diyebiliriz. Ya da ılık suya atılıp sonradan kaynatılan kurbağa modeli de diyebiliriz.

Amerika’nın hayalini 2006 yılında Oslo’da arabuluculuk yapan bir profesör net olarak ortaya koymuştu.

Ünlü Prof. Johan Galtung 3 aşamalı Kürdistan modelinin aşamalarını şöyle açıklamıştı:

“Birinci aşamaya ‘İNSAN HAKLARI’ adını vermişti. İnsan hakları aktivizminin tavana çıkarıldığı ilk aşamada Kürtlerin yaşadığı dört ülke Türkiye, Irak, İran ve Suriye’de insan hakları mücadeleleri hız kazanmalıydı!

İkinci aşama ‘ÖZERK EYALETLER’ aşamasıydı. Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da özerk otonom Kürt bölgeleri yaratılacaktı.

Son aşamada ise dört Kürt özerk eyaleti bir araya gelerek ‘KÜRDİSTAN KONFEDERASYONUNU’ oluşturacaktı.”

Bağlantısını verdiğimiz bu raporu meraklısı inceleyebilir.

Rapor: (http://www.calpeacepower.org/0201/galtung_transcend.htm)

Kısacası; ‘Kürt Konfederasyonu’ için özerk parçalar oluşturulması düşünülen dört ülkeden Irak, Türkiye’nin emperyalizme verdiği eşsiz destekle parçalanmış ve bir Kürt özerk bölgesi; Türkmen, işbirliği yapmayan Kürt ve Arap aşiretlerin kanı pahasına kurulmuştu.

Toparlarsak, 1991’deki Körfez Savaşı, İncirlik’e Çekiç Güç’ün yerleşmesiyle sonuçlanmıştır. İsrail istihbaratı, CIA ve bunların maşaları PKK, Barzani ve ilintili ‘iş’ adamları ve siyasiler bir dizi katliama imza atmışlardır. Çekiç Güç’e karşı çıkan asker, sivil, aydın birçok kişi faili meçhul cinayetlerle yok edilmiştir.

Güneydoğuda Jandarma Bölge Asayiş komutanları Hulusi Sayın, İsmail Selen Çekiç Güç’e karşı çıkan iki korgeneraldir.

Eşref Bitlis gibi onlar da öldürülmüşlerdir. Cem Ersever ve Mustafa Deniz ve Tuğgeneral Bahtiyar Aydın da katledilmiştir.

Ortak özellikleri; Çekiç Güç’e karşı olmaları ve emperyalist hedefi açıklamış olmalarıdır.

Tarih laboratuarı bize gösteriyor ki er ya da geç bu toprakların her etnik kökenden aklıselim evlatları küresel hedefleri boşa çıkaracak! Komutanlarımızın kanları yerde kalmayacak.

 

Banu AVAR
18.02.2021

Önceki İçerik#28 – Gara Barzanistan ile Sincar arasındadır!
Sonraki İçerik#30 – Lobiler ve Ajanlar
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here