#27 – Yeni Bir Anayasa Yapılamaz

0
539

Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevleri ve yetkileri arasında yeni bir anayasa yapmak yoktur.
Milli Merkez Genel sekreteri Haluk Dural önemli bir noktayı dikkatimize sunuyor:
Milletvekilleri Mecliste yemin ederken “…Anayasaya sadakatten ayrılmayacaklarına dair…” namusları ve şerefleri üzerine ant içerler. Bu durumda eğer milletvekilleri “yeni anayasa” yapmaya kalkarlarsa yeminlerini çiğnerler ve her şeye rağmen yine de yeni anayasa yaparlarsa, kendilerinin milletvekili seçilmelerini sağlayan yürürlükteki “anayasayı ilga etmiş olurlar. Bu durumda kendi meşruiyetleri, milletvekillikleri de ortadan kalkar! 
Sonuç olarak; TBMM ve meclisteki milletvekilleri mevcut anayasanın amir hükümleri çerçevesinde “Yeni Anayasa” yapamazlar.

Bölüm Tam Metni

Bu son haftalarda sık sık duyduğumuz yeni anayasa konusuna kısaca değinelim… Nasıl değinelim? Bu konuda en önde gelen isimlerin görüşlerinin özetini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yeni bir anayasanın tam da zamanı” diyerek ne demek istemiştir? Anayasaların zamanları mı vardır? Onu bilemeyiz! Ama bildiğimiz kesin doğrular var. Bilenlerden öğrendiğimiz doğrular anayasa hukukçularının yazıp çizdiği doğrular… Bunların özetini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hukukçular diyorlar ki:
“Yeni anayasa demek yeni rejim demektir. Yani durup dururken kalkıp birileri istiyor diye yeni anayasa yapılamaz! ‘Biz yeni anayasa istiyoruz’ demek, ‘Biz yeni bir rejim, yeni bir devlet istiyoruz’ demektir. Herhangi bir iktidar canı çekti diye, yeni bir rejim ve yeni bir devlet kurmak isteyemez! Yeni anayasa sadece yeni bir devlet kurulurken ya da bir ülkede devrim yapılmışsa ya da bir darbe gerçekleşmişse söz konusu olabilir.

Türkiye yeni kurulan bir devlet değil… Bildiğimiz kadarıyla bir devrim de yapılmadı… O zaman ne oldu da yeni bir anayasadan söz ediliyor?

Uzmanlar, yeni bir anayasa yapmaya Meclisin de yetkisi olmadığını belirtiyorlar. Ümit Kocasakal 2016’da bu tartışmalar olurken, “Seçimde biz oy verirken yeni bir anayasa yapılmasına oy vermiyoruz.” demişti.

“Meclis ‘Yasama Yetkisini’ kullanıp ülkeyi yönetecek. Bunun için oy veriyoruz. Hiç kimse anayasadan kaynaklanmayan bir yetkiyi kullanamaz.” demişti. Yeni bir anayasa istemek; yeni bir ülke, yeni bir millet istemekle eşanlamlı! Bu durumda yeni bir anayasa yapmaya çalışmak demek; “Anayasayı cebren değiştirmek istemek” demek! Kısacası; yeniden gündeme oturtulan yeni anayasa tartışması tehlikeli sularda yüzen Türkiye’yi daha da garip bir düzeneğe oturtmayı amaçlıyor.

AKP 2007’den beri yeni bir yasa için komisyon topluyor. İlk görev Ergun Özbudun’a verilmişti. Zaten bir taslak ortaya çıkarılmıştı. Bu taslak Amerika’ya gönderilmiş ve onların onayı alınmıştı. Ve bu onayı almak için Amerika’ya giden heyet başkanı Dengir Mir Mehmet Fırat’tı.

Amerika’da Columbia Üniversitesinde Fethullah Gülen’e yakın bir merkezin sponsorluğunda Amerikalı uzmanlara taslak anlatılmış ama Türk milletine açıklanamamıştır.

Anayasa defalarca değişikliğe uğratılmış 2010’daki değişiklik için halk yanıltılarak onay alınmış ve halk aleyhine birçok madde anayasaya girmişti.

Birileri pekâlâ biliyor ki; ekonomik kriz, işsizlik, yoksulluk, sağlık, eğitim gibi birçok derde gark olmuş insanların ince hukuki değişiklikleri takip edip anlamalarını beklemek akla yakın değil. Dolayısıyla halk öylesine başına ne geldiğini fazla irdelemeden birçok değişikliğe onay vermiştir.

Anayasa Mahkemesinin yapısı değişmiş, askeri yargının yetkileri daraltılmış ve 2017’de ne idüğü belirsiz bir başkanlık sistemine geçiş yapılmıştır.

Milli Merkez Genel Sekreteri Haluk Dural, kapsamlı yazısında iktidarın oy oranındaki düşüş nedeniyle artık Anayasa değişiklikleriyle yetinmeyerek doğrudan yeni bir anayasa istediklerini işaret ediyor. Dural, “Bugüne kadar yapılan anayasa değişikliklerinin hepsi, 1982 Anayasasının 175. maddesine uygun olarak yapılmıştır.” diyor.

ANCAK TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN GÖREV VE YETKİLERİ ARASINDA “YENİ BİR ANAYASA” YAPMAK YOKTUR.

Milli Merkez Genel Sekreteri Haluk Dural önemli bir noktayı dikkatimize sunuyor:
Milletvekilleri Mecliste yemin ederken; “… Anayasaya sadakatten ayrılmayacaklarına dair…” namusları ve şerefleri üzerine ant içerler. Bu durumda eğer milletvekilleri “yeni anayasa” yapmaya kalkarlarsa yeminlerini çiğnerler ve her şeye rağmen yine de yeni anayasa yaparlarsa, kendilerinin milletvekili seçilmelerini sağlayan yürürlükteki “anayasayı ilga etmiş olurlar. Bu durumda kendi meşruiyetleri de milletvekillikleri de ortadan kalkar.

Sonuç olarak; TBMM ve meclisteki milletvekilleri mevcut anayasanın amir hükümleri çerçevesinde “Yeni Anayasa” yapamazlar. Haluk Dural’ın ilgili yazısının bağlantısını açıklamada bulabilirsiniz.

Türk milleti geleceğiyle oynayanlara karşı azami dikkatini kullanmakla SORUMLUDUR!

Banu AVAR
11.02.2021

Önceki İçerik#26 – Örümcek ve Deniz Yıldızı
Sonraki İçerik#28 – Gara Barzanistan ile Sincar arasındadır!
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here