#19 – Amerika’nın Suriye Kürdistan’ı Hayali

0
196

Barzani peşmergeleri Amerikan yardımları sonucu kanları iyice bitlenen Suriye PKK’sından hiç memnun değil. Kendi alanını korumakta zorlandığını hissediyor… YPG’nin Suriye’den Irak topraklarındaki kamplara giriş çıkışına dayanamıyor ve sık sık silahlar konuşuyor. Gülünç olan Barzani yönetiminin Suriye PKK’sını sık sık Amerika’ya şikâyet ediyor olması. Barzani Amerikalılardan PKK-YPG’nin geçişlerini önlemek için Habur Sınır Hattına asker konuşlandırmasını bile istedi! İki Kürt grup arasında alan hakimiyeti için çatışmalar hızlanırken Amerika da Rusya da “aaa kuş geçiyor” durumunda. Amerika’nın Irak’taki Kürt Gruplar arasındaki çatışmalara bakışı “yesinler birbirini, kalan sağlara bakarız” şeklinde. İşin ilginci Amerika Irak’taki Kürt grupların çatışmasını körüklerken Suriye’deki Kürt gruplara birleşmeyi telkin ediyor…

Bölüm Tam Metni

Sizi biraz geriye götürmek istiyorum. 4.5 yıl önceydi. 2016 eylülünde Fırat Kalkanı harekatının ilk haftasında Haber Türk televizyonunda Veyis Ateş’in programına davet edilmiştim. Cerablus Harekatını nasıl yorumlamalı diye sormuştu. İzleyenleriniz hatırlayacaktır. Cerablus sorusuna 1991 Irak Harekatını anımsatarak cevap vermiştim. O harekat Irak’ın fiilen bölünmesiyle sonlanmıştı. Irak Kürdistan Özerk Bölgesinin temeli o harekat ile atıldı.
Gelin O dönemi kısaca hatırlayalım.
1991 yılıydı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dı. Körfez savaşı baba Bush’un direktifiyle başlamıştı. Önce Irak’taki Kürt Gruplar kışkırtıldı ve ayaklandırıldı. Saddam Hüseyin ayaklanan Kürtlerin üzerine asker saldı. Kaçan on binlerce Kürt Türkiye sınırına dayandı. Artık batı müdahalesi şarttı.
Hatırlayın o dönemde Turgut Özal Amerika’yı yardıma çağırdı. Çekiç Güç bölgeye geldi, yerleşti. Çekiç Güç kontrolünde bir Kürdistan devletinin temeli böylece atıldı. Amerika’nın Suriye’deki hedefi de Irak’taki hedefinin aynıydı. Bölgedeki güçleri birbirine karşı kullanarak Amerikan denetiminde bir Suriye Kürdistan’ı yaratmayı hedeflemişti. Enerji hatlarının kendi denetiminde olması için alan açması yani Türkiye Suriye sınırı boyunca bir koridor oluşturması gerekti.
Irak’a bakın. Bir Kürdistan Özerk Bölgesinin Irak topraklarından koparılması süreci 30 yıldır sürüyor; 1991’den bu yana… İşgal ölüm ve işkenceler içinde kalan Irak halkı, zengin topraklarının bedelini ödüyor. Bu sürecin son 10 yılındaysa yani 2010’dan beri de Amerika benzer bir planı Suriye’de sahnelemeye çalışıyor!
Önce IŞİD’i ortalığa saldı. Sonra PKK/YPG’yi IŞİD’le savaşsın diye fonladı, silahlandırdı. Yüzlerce tır silah yolladı ve Suriye topraklarında Amerika için bir ordu oluşturdu. IŞİD şimdilik bölgede görülmüyor gibi ama farklı Kürt gruplar arasında çatışmalar dikkat çekici. Konuya yabancı birine durumu anlatmak çok zor çünkü sahada çeşitli adlar altında birbirinden farklı onlarca aktör var ama deneyeceğim.
Suriye-Irak-Türkiye sınırlarının birleştiği noktayı aklınıza getirin. O noktadaki Irak toprakları şu sıra Barzani Peşmergelerinin elinde. Bu coğrafyadaki ayrılıkçı Kürt Gruplardan biri bu. Barzani Peşmergelerinin Suriye’de de bir kolu var. İkinci ayrılıkçı Kürt Grup Türkiye’de PKK, Suriye’de YPG olarak tanınan grup. Suriye’deki terör eylemleri nedeniyle Amerika aklı evvellik yapıp YPG adını SDG yani Suriye Demokratik Güçleri olarak değiştirdi. Güya Suriye’deki Kürtlerin tümünü temsil eden tüm fraksiyonları temsil eden bir çatı örgüt yarattı. Ama sonuçta elinde silah olanın borusu öter ve SDG içinde silahlı grup YPG yani ikinci Kürt Grubun tümüne toptan Suriye PKK’sı desek daha akılda kalıcı olur.
Demek ki Irak’taki Barzani peşmergeleri ve Suriye’deki kolları bir grup oluyor. Türkiye’de PKK ve Suriye’deki devamı YPG ya da Suriye’deki PKK diğer grup oluyor. Bir de Özgür Suriye Ordusu adıyla ortaya çıkıp sonra Suriye Milli Ordusu adını alan cihatçı grup var. Bunlar da Suriye PKK’sı ile savaşıyorlar ama ilk çıktıkları günden beri adları Nusra ile de IŞİD ile de yan yana görünüyor. Kısacası savaş alanındaki aktörler çok sık taraf ve cenah değiştirmekteler.
Son aylarda Suriye’den pek haber duyamıyoruz. Duyabildiklerimizi sizin için derleyelim. Barzani Peşmergeleri Amerikan yardımları sonucu kanları iyice bitlenen Suriye PKK’sından hiç memnun değil. Kendi alanını korumakta zorlandığını hissediyor. YPG’nin Suriye’den Irak topraklarındaki kamplara giriş çıkışına dayanamıyor ve sık sık silahlar konuşuyor. Gülünç olan Barzani yönetiminin Suriye PKK’sını sık sık Amerika’ya şikâyet ediyor olması. Barzani Amerikalılardan PKK-YPG’nin geçişlerini önlemek için Habur Sınır Hattına asker konuşlandırmasını bile istedi! İki Kürt Grup arasında alan hakimiyeti için çatışmalar hızlanırken Amerika da Rusya da “aaa kuş geçiyor” durumunda. Amerika’nın Irak’taki Kürt gruplar arasındaki çatışmalara bakışı “yesinler birbirini, kalan sağlara bakarız” şeklinde. İşin ilginci Amerika Irak’taki Kürt grupları çatışmasını körüklerken Suriye’deki Kürt Gruplara birleşmeyi telkin ediyor. Barzani Kürtleri ile Suriye PKK’sını birlik olmaya itiyor. Türkiye Suriye sınırı boyunca Kürt Koridorunu açalım, Suriye Kürt Özerk Bölgesi ilan edilince refah içinde yaşayacaksınız vaadinde bulunuyor ama YPG oyundan rahatsız!
SDG yani YPG’nin yani Suriye Kürtlerinin başındaki Mazlum Kobani “Kürdün kürde kırdırılması” stratejisinin derhal sonlandırılması gerektiğini Kürtlerin birlik olmalarının kazanımlara sahip çıkmak için şart olduğunu yazıp çiziyor ama görünen şu: Amerika’nın görevden yeni ayrılan Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Suriye’de PKK varlığına son vermeye çalıştıklarını beyan etti. Şaka mı bu demeyin. Amerika Türkiye’yi ve Türk Milletini ikna etmeden Irak’taki oyunun benzerini Suriye’de sahneleyemeyeceğini anlamış olmalı. O nedenle SDG adını taktığı Suriye PKK’sını PKK’dan ayrıştırmaya çalışıyor.
Syria Direct haber sitesine verdiği röportajda şöyle diyordu: “PKK Türkiye ile aramızdaki gerginliğin temel nedeni. Biz bu gerginliği azaltmak istiyoruz. Çünkü kuzeydoğu dışındaki tüm bölgelerde Türkiye ile çok yakın koordinasyon içinde çalışıyoruz. Kuzeydoğuda bile askeri açıdan bir anlaşmamız var.”
İşte o nedenle PKK’nın adını değiştirip önümüze koyuyorlar. Irak örneğinde olduğu gibi Türkiye’nin yardımı olmadan Suriye Kürdistanı’nı kuramayız diyorlar! “Bunlar terörist değil canım bu SDG sadece yöredeki Kürtler, siz de bir el atın Suriye’nin kuzey doğusunu ham yapalım diyorlar.”
Şurası kesin! Amerika’ya bel bağlayanlar orta vadede Suriye’den çalacakları bir Kürdistan’a kavuşamayacaklar. Savaş sürecinde, en iyi ihtimalle hayatta kalırlarsa, küresel enerji şirketlerinde boru hatlarının bekçisi olurlar.
Gelecek bölümde Ayn İsa ve Suriye’de son duruma değineceğiz.

 
 

Önceki İçerik#18 – Albay Steele!
Sonraki İçerik#20 – Biden’ın Adamları ve İsrail Arap Hattı
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here