Balkanlarda dolaşırken hüznün ağır örtüsü üstüme çöktü… Kafkasya’da bir özlem!

Uzak Doğu’da ‘Biz niye yapamayalım?!’ duygusu.

Karadeniz kıyıları kararsızdı… Karadeniz devlerin savaş alanıydı.

Kafkasya ‘da Gürcistan turunculara bürünmüştü Azerbaycan 1 milyon kaçkın ve göçkünüyle buruk, beşte biri işgal altındaydı.

Kafkasya bir kapıydı .. sonsuz Asya’ya açılan bir kapı…

Çölü göl yapan Türkmenbaşı Kaf dağının hemen ardındaydı. Ruhnamede vatan olmayı anlattı… Özbekistanda Aripov’un şiirleri cebimizde, Semerkantta bir geceydi…
Uluğbey’in rasathanesi önünde bilimin tarihiyle burun burunaydık ve kalbimiz yerinden çıkacakmış gibi çarptı

Konradda bir kadın , bir düğün gecesinde sıkıca tutup kolumu sessiz bir çığlık attı:‘Kızım İstanbulda bul onu!’ Tahranda Asgar Fardi, yazı masasının başında bana bir İstanbul şiiri okudu.. Sonra ağır ağır çevirdi başını gözlerini dikti yüzüme: ‘Ben İranlıyım’ dedi. ‘Türkiyeye kar yağsa burada üşürüm!’

Halepde Herran bir emlakçı.. ‘herşeyimi veririm amca oğlumu bulmak için..’ Hiç akrabası yoktu. Sınırlar ayrılırken herkes öte yanda kalmıştı… Amcaoğlu mutlaka hayattaydı . Herran onu bulmalıydı…Gözyaşları tapu paftalarının üzerine aktı.

Golandaki Nedim bey Kafkasyalı… Yerle bir olmuş 67 savaşında Golanın yarısı
Derin gözleri mayınlı araziden karşı tepelere bakıyor…. O tepelerden megafondan yayılan sesler geliyor.
‘Bu işgal bitecek!!!! Size kavuşacağız!’ 60’i geçkin Nedim bey ağlıyor. Beyaz yemenisiyle Dürzi şeyhlerinden biri gözleri karşı tepelere dikili…

Ben Moskova’da sıcak bir kahvehanede Dugin’i dinliyorum. İskemlenin üzerindeki kalpakda yüz yılın hikayesini görüyorum.

Sonra Kazan’a Rafael Hekimov’un evindeyim, dışarısı eksi 30 derece! Şöminenin karşısında Sultan Galiyev’in yaşamını anlatıyor …

Pekin’de Ren var. Dağların ardındaki dağları ve göklerin ardındaki gökleri anlatıyor. ‘Hiç bir dağın zirvesine çıkmayan, zirve nedir bilmez ki!’ diyor. ‘Diğer dağların zirvesini görebilmek için bir dağın zirvesinde olmak gerek!’ diyor.

Prizren’de Hızır ve Şükran, Sırbistan’da Dutsi ve Duşan var. Arnavutluk’un incisi Berat’daki Nazmi bey unutulur mu! Ya Bulgaristan’da Deli Ormanlı’nın dostluğu!

Ahh, yazılan çizilenlerin ötesinde göklerin ardında gökler var. Sisin ardından dalga dalga beliren bir deniz var.. Çok engin..

Ufkun ötesinde başka ufuklar var…

Banu AVAR

Bir Yorum | Sınırlar Arasında
  1. tebrikler çok güzel bir anlatım olmuş


[yukarı]

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir