Yahu ne oldu bu medyaya? Bizdekiler dışa bağlı; o nedenle dışarıdaki efendilerine bakmak yeterli…

Dün de yazdım, başta Londra-Oslo hattı olmak üzere küresel sırtlanlar ‘Tayyip gitsin Gül gelsin’ diyor, son günlerde Batılı ülkeler ve kurumlar, emperyalizmin köşe taşları GEZİ PARKI’ndan başka birşey konuşmuyor. Türkiye’de terörle onlarca kişi hayatını kaybettiğinde, meydanlarda ve Silivri’de gaz ve tazyikli suya maruz kalanları ekranlarından manşetlerinde yok sayan, Reyhanlı’da yüzlerce kişi yaralanıp hayatını kaybettiğinde ses etmeyen Batı medyası Gezi’den 24 saat canlı yayın yapıyor. Fransız gazeteci Marc Semo Gezide, Suriye kökenli Amerikalı gazeteci /provokatör Arwa Damon Gezide! Guardian muhabiri Gezi’de! New York Times Gezi’de!

Birden bire elleriyle başımıza oturttukları Tayyip Erdoğan’ın ‘ŞER ODAĞI’ ilan ettiler. Kraliçe’den üstün hizmet nişanı alan Cumhurbaşkanı Gül’ü de ‘erdem timsali’, ‘akil adam’!

Erdoğan’ın efendileri, ‘dost ve müttefik’ bildikleri, eğer verdikleri yol haritası harfiyen uygulanmazsa ‘ip çekeceklerini’ ve daha söz dinleyen bir köle bulacaklarını açıkladılar.

Birleşmiş milletler’den Avrupa Parlamentosuna kadar, Merkel’den Netanyahu’ya kadar uzanan bir yelpazede, Erdoğan’ın dostları şimdi düşman! Bahane GEZİ PARKI! ‘Özgürlükleri kısıtlama’!

Nasıl bir ‘Özgürlük’ istiyor Batı, acaba?

Yeni bir Anayasa’yla Türkiye’nin bölgelere bölünmesi özgürlüğü; Öcalan’ın meclise girme özgürlüğü, Kürdistan’ın kurulma özgürlüğü, Türk ordusunun Suriye’ye müdahale özgürlüğü, İran ve Rusya ile ilişkileri bozma özgürlüğü!

Tayyip Erdoğan, bu planlarda belli bir noktaya kadar işe yaradı. Ama şimdi aksamaya başladığı. Aksadığı nokta artık milleti aldatamaması. İşsiz ve yoksul halk kitlelerin ‘yeter’ demeye başlaması. Batı için bu çok tehlikeli. Ya mucizeleriyle ünlü bu Millet yeni bir mucizeye imza atarsa! İçerde darklı cenahlar ve komşularıyla ittifakı sağlarsa!

Geldiğimiz noktada, Türk milleti artık SATRANÇ hamlelerini düşünmek, kurgulamak zorunda. Örgütlü hareket etmek zorunda.

Bu arada beni örgütsüzlükle suçlayanlara bir hatırlatmam var: ÖRGÜT deyince akıllarına gelen tek şey SİYASİ PARTİ değildir . Bunu en iyi bilen ‘Türkler’dir.

Bu millet, kurtuluşunu MÜDAFAAYİ HUKUK CEMİYETLERİYLE kazandı.
Bu dernekler, siyasi parti değil, her cenahtan insanı biraraya getiren oluşumlardı.. Ve Sivas Kongresinde Atatürk, ittihat terakkinin önde gelenleri , ‘Parti kuralım!’ dediğinde şu sözlerle karşı çıkmıştı.. ‘Siyasi partilere değil, milli birliğe ihtiyacımız var!’ O zaman da onlarca parti ortadaydı. Bir deha , ‘partilerin halkı sahte olarak böldüğünü’ söyledi ve partiler üstü Müdafaayi Hukuk hareketi ve Kuvvayi Milliye ile bir ülkeyi uçurumun kenarından çevirdi! Kurtuluş dönemindeki örgütlenme modeli birçok mazlum ülkeye ilham vermiş ve uygulanmıştır.

Banu AVAR, 14 Haziran 2013
banuavar@superonline.com

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir