“TÜRKİYE ELİNİ KİRLETECEK!” İFADESİNİ HATIRLATALIM

0
90

2011’de Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında Afrika ve Ortadoğu kana bulandı… Ne acıdır ki, Türkiye başbakanı BOP Eşbaşkanıydı ve Türkiye, “Arap Baharı” senaryosunda aktörlerden biri olarak rol almıştı. Başbakan Erdoğan’ın danışmanı İbrahim Kalın, “Arap dünyasındaki haydut rejimleri angaje etme politikasının Türkiye’ye, Arap Baharı’nın sonucunu şekillendirmede eşsiz etkileme gücü sağladığını” belirtmişti. Washington Times, Kalın’ın konuşmasını “Türk Politika Danışmanı: Türkiye Arap Baharını Şekillendiriyor” başlıklı haberle vermişti. Gerçekten de Türkiye, Ortadoğu dönüştürülürken aktif “görevli” oldu. Ama daha önceki aktif görevlilerin hepsi teker teker “harcanmaktaydı”. Türkiye, aynı coğrafyayı paylaştığı Irak, Suriye ve İran ile beraber kendisinin de ‘hedef ülke’ olduğunu hala anlamadı mı?

Her biri için küresel odakların gizli ve açıktan konuştuğu şey aynı: “Başkanlık / Federasyon/ Konfederasyon” Tercümesi “Önce toprak kazanma havucunu göster/ Terör sopası salla/ Eyaletlere ayrılmış yönetimlere ikna et. Bu eyaletleri komşu ülkeleri bölmekte kullan.. / Bölünmüş eyaletleri birleştir ve bir kukla Kürdistan kur. Tüm bölge birbiriyle savaşırken toprağın altındakilere el koy / Boru hatlarının güvenliğini sağla, parayı vur.

2000 yılında Büyük Ortadoğu Pojesi, Bush’un ‘Haçlı seferi’ tiradıyla başlatıldı. O yıl Global Trend 2015 başlıklı rapor yayınlandı. Raporda ‘tek dünya hükümeti’ni hedefleyen baronlar, dünyanın yeni bir pay kavgasının eşiğinde olduğunu dile getiriyorlardı. 3. Bir paylaşım savaşının gelişine işaret ediyorlardı.

“Global Trend 2015” adlı Amerikan raporu şu konuları dillendirmişti.

1) Batı emperyalizmi Avrasya’dan korkuyordu… Çin, Rusya ve Hindistan, jeo/stratejik bir “ortaklığa” gidebilirler; bunu başarırlarsa sonuçta, IMF’nin ve Dünya Bankası’nın yeryüzündeki ekonomik liderliği yıkılabilirdi… 2) Amerika ve Avrupa’nın paylaşım kavgası başlayabilirdi… Ekonomik çıkar farklılıkları nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa Birliği arasındaki “ortaklığın” çökmesi ihtimali gündeme gelebilirdi… 3) Üstelik Amerika iflasın eşiğindeydi…

Washington zor durumdaydı; ağır bir düşüş, bir bunalım yaşayabilirdi…

Cümle doğrudan bu rapordan alınmıştır. Küresel şirketler dünya paylaşımı için birlikte yola çıkmışlardı, ama pazar paylaşımı sürecinde Kuzey Afrika ve Ortadoğu üzerinde restleşme başlamıştı. Kapitalizmin kaçınılmaz dönemeçlerinden biri daha karşımızdaydı.

Batı Akdeniz’den İran Körfezi’ne kadar olan su yolu ve bu hattaki tüm ülkeler çatışma ve isyanlarla sarsılacaktı!

Süveyş Kanalı’nın bir yakasında Mısır, Sudan, Somali diğer yakada Arap Yarımadası var. Ucunda Yemen ve Umman, karşısında İran!

Küresel baronlar şimdi bu coğrafyada vekalet savaşlarıyla ilerleme yolunda.

Stratfor Düşünce Kuruluşu’nun Başkanı George Friedman 2011’de Amerika’nın Sesi radyosundaki röportajında “Türkiye’nin ellerini kirletmesi gerekiyor!” ifadesini kullanmıştı. İşte Pentagon’la içli dışlı George Friedman’ın Türkiye’ye “verdiği” yol haritası:

“Türkiye’nin karmaşadan uzak durması değil, karmaşanın parçası olması gerekiyor. Türkiye enerji konusunda Rusya’ya bağımlı. Rusya da tarihi olarak Türkiye’nin rakibi. Şu anda böyle görünmeyebilir, ama tarihsel gerçek bu. Rusya Ermenistan’ı destekliyor. Azerbaycan ve Gürcistan’a baskı yapıyor. Bu nedenle Türkiye’nin diğer enerji kaynaklarına ihtiyacı var; bu kaynaklardan biri Azerbaycan ve Gürcistan’dan geçen boru hattı. …Burada “Türkiye’nin dünyanın en büyük petrol üreten ülkelerinden bir olan Irak’la ilgili politikası nedir?” sorusu öne çıkıyor. Elbette bu sorunun cevabı Kürt özerk bölgesi ve Türkiye’nin bu konudaki politikasıyla, Türk-İran ilişkileri ve Türk-Amerikan ilişkileriyle de kesişiyor. Mesele burada daha da karmaşık bir hal alıyor. Çünkü Irak’ın sunduğu her fırsat bir karmaşa içeriyor. Bu da Türkiye’ye sorunu çözmesi için bir fırsat sunuyor. Ama Türkiye’nin bu denklemi çözmesi için ellerini kirletmesi gerekiyor.”

Friedman Türkiye’nin ellerini İran’la kirleteceği önerisini 6 yıl önce dile getirmiş.. Röportajın genelinde vurgulanan konu, Türkiye’nin ya ABD ile ya da Avrasya ile ittifakı tercih etmesi zorunluluğu. ABD ile ittifak İran’la savaşmayı gerektirecek. Altı çizilen bu!

Son günlerde Trump’ın Suudi Arabistan, İsrail, Vatikan, NATO ziyaretlerinde konuşulan konularda ağırlıklı olarak bayat ‘Yeşil Kuşak’ projesinin kerrakesi de bu…
Banu AVAR
26.5.2017

Paylaş
Önceki İçerik“DIŞARIDAKİ İŞLER” NASIL GÖRÜLÜR…
Sonraki İçerikBanu AVAR: KÜRESEL MEDYA NASIL ŞEKİLLENDİRİLİYOR ? (KRT-KÜLTÜR TV SÖYLEŞİSİ)
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here