TIBBIYELİ HİKMET!

0
333

1901’de doğdu. Dünyanın en keskin dönemecine yaklaşırken… 1945’de dünyanın en keskin 2. Dönemecinde öldü. Bir paylaşım savaşının ortasında büyüdü.. 2. Paylaşım savaşı sonunda öldü..
Hikmet Boran, tarihe Tıbbiyeli olarak geçti.. Bir tıb talebesiydi. 14 mart 1919’da İstanbul işgal altındayken, ve gece gündüz vatanseverler düşman askerleri tarafından ‘avlanırken’, bişr grup arkadaşıyla, fakülte binasına koca bir Türk bayrağı astı..O bir öğrenci lideriydi ve henüz 18 yaşındayken, Sivas Kongresine davet edildi…
Vatan topraklarının kurtarılması için KONGRELER /ŞURALAR düzenlenmesi kararı alınmıştı ve Tıbbiyeli Hikmet 1919’da yurdun dört bir yanından gelen, 38 delegeden biri olarak tarihe geçti.
Bu süreç BUGÜN için hayati önemdedir…Tıbbiyeli Hikmet’i anlamak da…
Ülkenin içinde bulunduğu VAHİM koşullarda , ‘her yerde, her bölgede, bir takım kimseler tarafından kurtuluş çareleri düşünülmeye başlanmıştı.. Bu düşünce bazı kuruluşları doğurdu’ diyor Gazi paşa.
Yurdun her bölgesinden birileri FARKLILIKLARI bir kenara bırakarak bir araya gelmeye başladılar. İl il ilçe ilçe mahallelerde örgütlendiler.. MÜDAFAAyi HUKUK REDDİ İLHAK dernekleri oluştu…
İşte Tıbbiyeli Hikmet, Sivas Kongresi’nde bu derneklerin tek çatı altında birleşmesini öneren genç adamdı.
Şahap Osman ARAS, Ulus Gazetesi’nde şöyle yazıyor:
‘Milli Mücadele için oluşturulan bütün derneklerin “Rumeli ve Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla, bir çatı altında toplanmasını öneren kişidir. O kadarla da kalmamış; ABD veya İngiltere’nin güdümüne girmeyi savunan “mandacıların” cesaretle karşısına
dikilmiştir. Bu bağlamda, Mustafa Kemal Paşa’ya şunları söylemiştir:
*”Paşam, temsilcisi olduğum Tıbbiyeliler beni buraya İstiklal davamızı
başarmak için gönderdiler. “Mandayı” kabul edemem… Bunu kabul edecek
olanları şiddetle reddederiz. Örneğin “manda” düşüncesini siz bile kabul
etseniz, sizi de reddederiz. Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil, vatan
batırıcısı olarak ilan eder; şiddetle karşı koyarız!”
Bu sözlere Atatürk:
“Azınlıkta kalsak bile, mandayı kabul etmeyeceğiz” “PAROLAMIZ TEKTİR: YA
İSTİKLAL YA ÖLÜM !” diye yanıtladı.
Tıbbiyeli ilk meclis sıralarında görev aldı.. Büyük Taarruzda kendisi gibi bir çok üniversiteliyle birlikte düşmanla savaştı..
Dimdik duruşu, tavizsiz karakteri, Atatürk’ün etrafındaki bazılarını rahatsız etmiştir.. Kuruluş yıllarında o ve onun gibi katıksız vatan evlatlarını, tanzimat kafalı bir grup Gazi paşa’dan uzak tutmak için özel gayret sarfetmiştir.. Yine Şahap bey özetliyor:
‘Atatürk onun, Balıkesir İlinden Mebus (Milletvekili) adayı olmasını önerdiğinde; “Hikmet
Bey Giresun doğumludur, Balıkesir’e uzaktır” diyerek, savsaklamışlardır…… Hikmet Bey sağ olduğu halde, Gazi Paşaya “öldü” diyebilmişlerdir…’
O dönemin kargaşası içinde, ‘uyanık’ bazıları kendi menfaatlerini öne çıkarıp, yerler edinmiş, hiçbir şey beklemeden vatan için sessiz sedasız çalışan bir çok kişiyi Ata’dan habersiz tasfiye etmişlerdir.
Tıbbiyeli Hikmet kısacık hayatı boyunca durup dinlenmeden vatan için çalıştı.. Vatan için de öldü.. Henüz 44 yaşındaydı.. Sarıkamış’taydı…Karda mahsur kalan Mehmetçiklere ulaşmaya çalışmış, ciğerleri dayanmamış, verem yakalanmıştı… Tıbbiyeli Hikmet kurtarılamadı…
O Atatürk’ün anlattığı Türk gençliğinin anıtıydı… 14 mart Tıp Bayramları balo salonlarında değil, onun yaptığı gibi vatan işgaline karşı düşmana bayrak dikerek kutlanmalı!
Banu AVAR
[email protected]

Paylaş
Önceki İçerikTıbbiyeli Hikmet / Banu AVAR
Sonraki İçerik15.03.2012: KRT – Günlerin Getirdiği
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here