PİMİ ÇEKİLMİŞ BİR BOMBANIN ÜZERİNDE

0
149

Paylaşım Savaşlarında artık eski yöntemler uygulanmıyor.. Ordular karşı karşıya konuşlanıp savaş alanı kurallarına göre birbirini öldürmüyor.. Emperyalist güç Taliban, İŞID, PKK, YPG neresi hedefse gerekli bölgesel orduyu oluşturup işine bakıyor. Bir ülkenin belli bir bölgesi boşaltılacaksa paralı askerler en modern silahlarla orada.. Nerede denize bir koridor açılacak nereye bir kukla devlet kondurulacak, nerenin doğal gazı, petrolü, uranyumu paylaşılacaksa paralı askerler ‘islamcı terörist’ ya da ‘Kürt ırkçısı’ olarak sahnede..Çete, Petrol coğrafyasında bir Kürdistan kukla devleti için 100 yıldır uğraşıyorlar .. İşte sonuna geldiler. Kendi icatları bilgisayar oyunlarını hayata geçirdiler. Bir ‘iyi’ (Kürt silahlı hareketleri – PKK- YPG) ve bir ‘kötü’ karakterle (Sözüm ona İslami silahlı hareketler: Işid- Nusra- ÖSO vs) Suriye kuzeyi Irak’ın kuzeyindeki kukla devletin ‘acentesi’ oluyor ve petrol sevkiyatının merkezlerinden Doğu Akdeniz’e yelken açıyor…

Hedef bölgede önce 5 farklı nokta kana boyandı.. Kobani şovu bir tanesiydi.. Türkiye’nin delik deşik edilmiş sınırlarında, paralı askerler, etnik ya da mezhepçi maskeli teröristler, kan tacirleri, Amerikan derin devletinin halkla ilişkilercisi Anjelina Joli, kan diplomatları ve benzerleri fink attı..atıyor Şimdi kan rengi 5 bölgenin birleştirilme zamanı…

Tüm bunlar olurken: Türkiye aynı sınırlarımız gibi delik deşik.. Artık hiçbir alanda yasa yok. Sınır kontrolü Kara Kuvvetlerinden alındı. Sahil Güvenlik denizleri kontrol edemiyor. Türk Silahlı Kuvvetlerine hiçbir ödenek verilmiyor.. Savunma Sanayi fonunu ak sarayda oturanlar kontrol ediyor.. Ak saray, Sendikal yasaları da ihale şartlarını da kaosa göre ayarladı. İşine geldiği gibi mayınlarla oynayacak Herkes kafasına göre takılacak….

İlaçtan gübreye ülkeye her şey kaçak yoldan girmeye başladı. Fabrikalar durdu duracak.. 430 milyar dolar dış borcu olan bir ülke.. Ekonomi inşaat ve emlak rantı ile döndürülüyor.. Bankalar ve medya baş rolde. Bir araştırma şirketi açıkladı: Bakanlar Kurulu kararlarının yüzde 56’sı inşaat ve emlak konularında! Kaos iktidarda yani. Ve hiçbir şekilde sarayını bırakamayacak bir “başkan”, elindeki tüm kozları oynayarak, kendi aleyhine olabilecek her adımı mayınlamak üzere istim üzerinde. Küresel çete yeni bir iktidar peşinde.. Derviş ve TUSİAD’ı takip edin.. Sözüm ona ‘Muhalefet’in ensesinde.. Yani büyük güç kavgası son dönemecinde..Küresel çetenin pay kavgası da zirvede.. ABD ve Avrupa şirketleri gırtlaklaşıyor.. Mısır aniden Suudilerle doğal gaz için işbirliği yapıyor.. Rusya Batıyla gerilen bir ipin üzerinde duruyor. 20 Ağustos’ta Barzani Irak’dan ayrılmayı planlıyor!.. Bölge pimi çekilmiş bir bombanın üzerinde…
Böylesi tehlikeli bir dönemeçte Türkiye’de 1950’lerde BİTİRİLMİŞ olan muhalefet için Attila İlhan, “Sistem 1950’lerde yeni palazlanmakta olan İŞÇİ MUHALEFETİ’ni ‘soğuk savaş’ bahanesiyle toz duman etmişti” derdi..
“Sıkıyönetimli dönemlerde sendikaları fesat yuvası ilan eden, işçi muhalefetini darmadağın edenler İsmet Paşa ile Menderes, Sunay ile Demirel, Ecevit, Türkeş ve Erbakan ; Evren ile Özal ve şürekâsı değil miydi?! Daha da kötüsü, faşizan sabıkalı geçmişlerine rağmen, fırsat bulunca, bunların bazıları ‘sosyal demokratlığa’ bazıları ‘solculuğa’ soyunma yüzsüzlüğü göstermedi mi?!”
Attila ağabey, ANA MUHALEFET olması gereken İŞÇİ MUHALEFETİ’nin yerine oturanları şöyle özetlemişti ki bugün bize yol gösteren satırlardır:
“Gerçekte iktidara karşı ‘muhalefet’ değil, REJİME KARŞI ‘DÜŞMAN’ olanlar ortaya çıkar. Niyetleri ‘iktidar’dan çok ‘HAKİMİYET’ olan etnik ve irticai muhaliflerdir bunlar! “Türkiye’de ‘Cumhuriyet’in ANA MUHALEFETİ olması gereken İŞÇİ MUHALEFETİ yok edilmekte; onun yerini almaya çalışan, ‘etnik’ ve ‘irticai’ karşıtlığa, AYRICALIK talebinde bulunulmaktadır! Ülkemize has bir diğer gariplik ise; bu ‘AYRICALIK’ talebine ‘ilerici’ ve ‘solcu’ geçinen şaşkınlar arka çıkıyor, hem de ‘demokrasi’ ve ‘insan hakları’ kalkanına’ sığınarak!…

9 Eylül 1998’de yazdığı bir yazıdan alıntıdır bu satırlar ve birebir günümüzle örtüşmektedir.. Yaşadığımız dramın süresi hayli uzundur.. satırları şöyle bitiyor:

“Bu dramın yaratıcıları, günümüzde bundan en çok yakınan, o ‘Soğuk Savaş’ politikacılarıdır!”

İŞÇİ MUHALEFETİ SAHNEDE YERİNİ ALMADIKÇA BU DRAMA ÇÖZÜM BULMAK OLDUKÇA GÜÇ OLACAKTIR..

Banu AVAR

20 Haziran 2015

Paylaş
Önceki İçerikMilli Vicdan, Milli Ruh ve Namus Cepheleri!
Sonraki İçerikÖNÜMÜZDEKİ GÜNLER
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here