İYİ YILLAR TÜRK MİLLETİ!

0
457

2016 eşiğinde; hepinize, akıl ve beden sağlığı ve dayanma gücü ve tabii ki dahasını diliyorum.

Yıllar önce okuduğum bir kitapta “içinde yaşadığımız sistem, üretim araçlarının ve ÜRETİMDEKİ ANARŞİNİN özel mülkiyeti demektir” diyordu.

Bir toplum için hayati olan; üretim ise ve bu sistem, üretimi anarşiye sokarak nefes alan bir sistem ise sanayide krizlerle, siyasette savaşlarla ayakta duruyorsa; bu sistem içinde yaşayanlar için, bedensel ve zihinsel tehlike çok büyüktür !

Tarihin bu döneminde; her birey, paranın gücü ile kirletilmiş durumdadır. Paranın büründüğü maskeler milyonlarca çeşitte zihnimizi şekillendirmektedir. Adetler gelenekler, aile, din, toplum değerleri yani manevi olan ne varsa bu sistemde paranın oyuncağıdır.

Dünya doğal kaynaklarının ve ticaretin yüzde 65’ine sahip küresel çeteler, en küçüğünden en büyüğüne tüm ülkelerle oynamakta, bölüp parçalamakta, savaşlar çıkarmakta; o ülkeler başına, yöneticiler atamakta; sonra onları indirecek örtülü operasyonlar yapmakta, çeşitli terör gruplarını sahne ışıkları altına sürmekte, işine yarayacak adamları satın alıp devşirmekte, karşı çıkanları yok etmekte ustalaşmışlardır.

Bunları yaparken; toplumların kafasını nasıl kuma sokup , orada tutacakları konusunda da ustalaşmışlardır..

Son paylaşım savaşından sonra; küresel çetelerin en çok üzerinde çalıştığı konu: Algı yönetimi olmuştur. “Milyarlarca insanı aynı anda kendi isteklerine uygun şekilde düşündürtmek ve harekete geçirmek sanatı” diyelim buna.

Japonya’daki bir çocukla, Türkiye, İngiltere, İran, Cezayir ve Kanada’daki çocukların, nasıl bir ortak paydası olabilir? Hepsi Disney tarafından hipnoz altındadırlar. Hayalleri Disneyland’dır. Oyuncakları, izledikleri filmler, okudukları kitaplar; belli bir küresel şirketin havuzundan çıkar.

Birbiriyle kültürel yapılanması arasında uçurumlar olan ülkelerde yaşayan bir çok genç zihinsel kansere yolaçan aynı bilgisayar oyunlarıyla oyalanır.

Bir yüzyıl önce farklı ülkelerde giyim özgün hatlarla birbirinden ayrılırken, bugün neredeyse her ülkenin gençliği aynılaşmıştır. Dinledikleri müzikler de giydikleri pantolon da aynıdır.

Dağıstan’da, İstanbul’da, Roma’da: Los Angeles’ta oynayan ‘Hollywood zihin yıkama Fabrikası’ndan çıkma filmler izlenmektedir.

Tüm dünya aynı yarışma programlarının esiridir. Benzer diziler; tüm ülkelere sızmış, alt orta ve üst yaş grubunu uykuya yatırmıştır.

AVM’ler kanser gibi her ülkeyi sarmış, NOEL’de Yılbaşında; her ülkedeki insanlara, olmayan PARAlarını kredi alarak harcamaları için emretmektedir. Mc Donalds Noel Baba’yı 5 yaş Türk çocuklarına hediyelerle kabul ettirmekte sevdirmektedir.

Her ülkede, yılbaşı tatiline egzotik diyarlara gidenleri ekranlarda izleyip, iç çeken ve olmadık sebepten kavga çıkaran kadınlar vardır.

Para ve harcama, tapılan kavramlardır! Kabe, AVM’lerdir.

Gazeteler onlar için çalışır, haberler onların düşünce çemberi için hazırlanır. Tartışma programları; olmayacak durumları, zihinlerde olası hale getirir. Ülkeler parçalanır, insanlar birbirine düşman olur, savaşlar başlar, ortalığı kan kaplar.. Sistem, göbek atar..

Sistem duayenleri CNN FOX EL CEZİRE BBC ekranlarından haykırır: “KAOSDAN FIRSAT DOĞAR!”

2016 , yaşayacağımız en önemli dönüm noktalarına tanık olacaktır.. Tıpkı 1916 gibi…

Psikolojik harbin tüm ustalıklarıyla üzerimize çöken küresel çete ve içerideki maşaları; artık, konvansiyonel ve siber silahlarıyla da, kiralık terör gruplarıyla da, ajanları ve resmi ordularıyla da bu bölgededir.

2016’da TÜRK MİLLETİ her yıldan daha fazla DİKKATLİ, ÖZGÜVENLİ ve UYANIK olmak zorundadır..

Kolay gelsin ve yeni yılınız kutlu olsun.

Banu AVAR

30.12.2015

Paylaş
Önceki İçerikTEKRAR EDEN TARİH!
Sonraki İçerikBİDEN’İ “ÖZGÜRLÜK HAVARİSİ” İLAN EDENLERE CEVAP!
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here