EKMEL BEY ve DİĞERLERİ…

0
294


EKMEL BEY, BADANİ, OBAMA VE UPSHAW!
2 yıl önce 2012’de İslam İşbirliği Örgütü evsahipliğinde Dünya İslam Forumu toplanmıştı. Başkanlığını Ekmeleddinİhsanoğlu’nun yaptığı Forum’un açış konuşması için kürsüde ilginç bir isim vardı: Durriya Badani. Böylesi önemli bir toplantının açılışını yapan bu isim, Kemal Derviş’in de yönetiminde bulunduğu Amerikan‘demokrat’ düşünce kuruluşu Brooking Enstitüsü’ndendi ve ‘ABD ile İslam Alemi İlişkileri Projesi’eşbaşkanı idi.
Kürsüye gelen ikinci konuşmacı , Katar‘ın ABD büyükelçisiMohamed bin Abdulla Al-Rumaihi idi.
Üçüncü konuşmacı daha da önemli: RashadHussain, İslam Konferansı Örgütü’nün ABD özel elçisi. Hussain, bu göreve 2010’da Obama tarafından atanmıştı.
1969’dan beri İKÖ ve ilişkili toplantılarda kürsüye çıkan isimlerin hemen hepsi İslam aleminde ‘CİN’lik yapan isimlerdir. Özetle, Dünya İslam Forumu ve ilgili teşkilatların tümündeki görevliler bir biçimde Amerika’daki üst düzey kurum ve kişilerle bağlantılı içindedir..
Obama’nın İslam Alemine elçi tayin ettiği RashadHussain, 2012’de Forum’daki konuşmasına ‘Arap baharı’nıgüzelleyerek başlamıştı. Ele aldığı ikinci başlık, ABD- İslam alemi ilişkilerinin giderek ‘yakınlaştığı’ noktasıydı.
2012 Forumu açılışındaki son konuşmacı Ekmeleddinİhsanoğlu idi. Kendisinden önceki konuşmacılara ve katkılarına teşekkürlerini sunan İhsanoğlu, göreve geldiğinden beri Forum hedefleri çerçevesinde atılan adımları şöyle anlatmıştı. “Yepyeni bir teknik faaliyet planı, Kadın üyelerin öne çıktığı yepyeni bir insan hakları komisyonu kurulması, Örgütün, ‘kendi kaderlerini tayin edecek halkların’ söz hakkını tanıyan bir tüzüğe kavuşması, ve İslam ülkelerini sallayan ‘Arap baharı’nın meselelerinin yayılması ve yankılanması için gösterilecek çaba!”
Forum konuşmasında küresel çetenin büyük bir gayretle sahneye koyduğu ‘Bahar’ operasyonu için, İhsanoğlu şöyle demişti:
“Bu fenomen, sadece Arap dünyasına ait değildir. Tüm İslam alemi için değerlidir. Ben Ali rejimini yıkan Tunus’daki hareketten çok önce Endonezya’da da bir devrim gerçekleşmiştir….”
İhsanoğlu da diğerleri gibi konuşmasını İslam alemi ABD ilişkilerinin önemini vurgulayarak bitirmişti:
“İslam alemi ve ABD arasında daha büyük bir işbirliği ve anlayışın tesisi, Forum’un değerli hedeflerinden biridir. Ve Forum’un mesajları İslam alemi ve ABD medyası tarafından kamuya iletilmelidir.”
Ne demek mi istedik:
1.İslam Konferansı Örgütü ya da İslam İşbirliği Örgütü ya da Dünya İslam Forumu yukardaki kısa notta da, daha ayrıntılı araştırmalarda da anlaşılacağı gibi İslam ile ilgili çalışmalar değil, emperyalizmin İslam dünyasına attığı ÇENGEL ile ilgili ‘çalışmalardır.’
2. ‘Arap Baharı’ kumpası, petrol zengini İslam ülkelerinde ‘yeni bir DÜZEN’ getirmek için sahnelenmiştir. Aynı zamanda küresel ‘çeteler’ arası 3. Bir paylaşım savaşıdır.
3. ABD, Türkiye’yi NATO şemsiyesi altına alırken, 1952’de, DİNİ EĞİTİM ŞARTI getirmiştir. Türkiye’nin İslam ülkelerini DİN KARDEŞLİĞİ adı altında ABD çıkarları doğrultusunda BİRLEŞTİRMESİNİ istemiştir.
4. ABD’nin NATO’ya aldığı Türkiye’den isteği; Türk ve İslam ülkelerini ‘Ortadoğu Federasyonu’ biçiminde örgütlemesidir. Türkiye, İran, Afganistan, Irak ve Suriye ile birlikte Arabistan’ın güney bölgeleri ve Mısır’da bir Ortadoğu federasyonu oluşturulması, ve böylece 125 milyonluk bir Ortadoğu bloğunun ABD ya da Küresel şirketlerin denetimine girmesi gerektiği birçok raporda yeralmıştır. Bkz: Türkiye’nin siyasi İntiharı ;Cengiz Özakıncı.
5. ABD’deki ‘TEK DÜNYA DEVLETİ’ hayalcileri, yıllardır tüm uzantılarıyla bu amaç için yani SAHTEİSLAM’ı, ‘islam olmayan bir islam’ı dayatarak Türkiye’yi ABD’nin Ortadoğu maşası olarak kullanmak amacındadır.Tam da bu nedenle ABD hala Lozan Anlaşmasını kabul etmemiştir!
6. ÖNEMLİ NOT: Bu hedefler çerçevesinde, Türkiye’ye Cumhurbaşkanlığı’nı HALK’ın seçeceği yalanı yedirilmiştir. Lütfen sadece 1 dakika düşünün… Cumhurun başı en iyi adam olsa bile, altında sağlam duracak TOPRAK yani MİLLET yoksa, gerçekten örgütlü ve Hak müdafaasına hazır bir CUMHUR mevcut değilse, ANAYASA bir kenara atılmış ve hiçbir hükmü fiilen uygulanamıyorsa , bir Cumhurbaşkanı adayı üzerinde bu kadar oy’alanmak, ancak, mehdi veya Godot’yubeklemekle, akılsızlıkla, gerçek gündeme ilgisiz olmakla tanımlanabilir…
BAŞIMIZA ÖRÜLEN ÇORAP OLDUKÇA ESKİDİR. Gazi Paşa 1927’de NUTKU yazarken,ABD Temsilciler Meclisi üyesi Dwight Upshawağzından köpükler saçarak şöyle haykırıyordu:
“ (Türkler), Dünya parlamentolarını Türkzaferi’ni kabule ikna ettiler! Büyük sermaye grupları, ticaret erbabı, ve bazı din temsilcileri bile Türkiye’yi, uluslararası bir konuk durumuna yücelterek, Amerika’yı yüksek ülkülerinden uzaklaştırmada birleştiler!”
Ağızlarıyla söylemişler! Mustafa kemal Atatürk önderliğinde bu milletin kazandığı zafer, emperyalizmin Ortadoğu ve Asya hayallerini yerle bir etmişti.
Öfkeleri bundandır. Ve bıkmadan usanmadan 80 küsur yıldır , bu cumhuriyetin altını kazma faaliyetini ÖZEL METODLARLA yürütmekteler..
Şimdi, Cumhurbaşkanı, bakanlar, meclis, muhalefet liderleri, özerk bölge eş başkanlarını atama aşamasındalar…
Gün sahte gündemlerden kafamızı kaldırma zamanıdır.

Banu AVAR
26.06.2014

Paylaş
Önceki İçerikÇATI ADAY VE TAPINAKÇILAR… / Banu Avar
Sonraki İçerikKATIRLAR VE SATIRLAR ARASINDA KALMAK! / Banu AVAR
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here