Dolar, Çöplükteki Bebek ve Stadyumlar… / Banu AVAR

0
478

Ekranlarda ‘the’ cemaat ve AKP’nin karşılıklı, yolsuzluk ve ‘tayin’ salvoları sürerken 3 sinsi durum var:

      1) Güneydoğu illerinde belediye seçimlerinin aslında “Kürdistan’ın kuruluşu” demek olduğu fikri yayılıyor. Devlet otoritesinin yok olduğu mesajı her fırsatta halkın önüne konuyor. Ve iktidar da muhalefet de kendi yarattığı canavara ‘gık’ diyemiyor.
      2) MHP Esenyurt seçim irtibat bürosuna silahlı saldırı ve gazeteci Cengiz Akyıldız’ın öldürülmesi, Van’da AKP’li adaya silahlı, taşlı, ses bombalı saldırı, CHP belediyesine Şişli’de saldırı, İstanbul Kadiköy ve Diyarbakır Lice’de saldırılar ve kavgalar… Van’da, Mardin’de Kütahya’da, Trabzon’da dün oynanan FUTBOL maçlarının tümünde kavga çıktı.
    3) Toplumsal çürüme, aile cinayetleri ve intiharlarla, çöplüklerde ölüme bırakılan bebekler ve artan fuhuşla gözle görülür hal alıyor. Borçla kıvranan ülkeden sıcak para çekilmeye başlayınca dolar fırladı, suni teneffüs yaptırılıyor. Seçim sonrasını kanlı zam furyaları bekliyor. İşsizler ordusunda 15-24 yaş arası gençler çoğunluğu oluşturuyor!

Batı tetiğe 1991’de bastı. Bu yaşadığımız 20 yıllık bir sürecin sonucu.

Bir zamanlar Yugoslavya adında bir ülke vardı. Acıyla kavrularak parçalara ayrıldı.
Biz Yugoslavya değiliz diyecek bazıları. Değiliz ama Yugoslavya’nın iç ve dış düşmanları tarihe ders olacak olayları kurguladı:

      * Tito’nun ölümünden sonra Yugoslavya dış borçla tanıştı. Yugoslav işçisinin denetiminde olan fabrikalar önce devletleştirdi, sonra yabancı ortaklığa açıldı. İşçiler işten çıkarıldı, ‘özelleşme’ başladı. İşsiz kalan işçilerin tüm hakları ellerinden alındı. Hırsızlık, boşanmalar, fuhuş, aile içi cinayetler tavan yaptı.
      * ABD ve Alman desteği ile işçiler arasında etnik sendikacılık kışkırtıldı. Makedon, Arnavut, Sloven, Sırp ve Boşnak işçi liderleri Alman ve Amerikalı ‘uzmanlar’ın eğitiminden geçtiler ve kutuplaştılar.
      * Üniversite ve liselere batı eğitim bursları veren ‘örgütler’ ve CIA uzmanları sızdı. Rudolf Hiero gibi ‘uzmanlar’ özellikle ‘sol’ örgütler içinde rağbet gördü ve ünlendi. Allende’nin yakın arkadaşı olduğu söyleniyordu, bir süre sonra ABD yönetiminin tepesindeki Richard Holbrook’un yakın arkadaşı olduğu ortaya çıkacaktı..
      * Amerika’dan burs alan gençlerden bazıları, OTPOR adlı bir dernek kurdular. Soros’un mali desteği ve Gene Sharp’ın yol haritası ile konserler düzenlediler, maç biletleri dağıttılar, eğitim bursları verdiler. Sonra Miloseviç’e karşı “Gotov Je” (O bitti) kampanyasını başlatıp sempati topladılar. Harcamaları büyüktü ama Amerika’dan onlara akan fonlar da büyüktü. Öğrenci ayaklanmaları, işçi grevleri, “şiddetsiz direniş”, “özgürlük”, “insan hakları” sloganlarıyla yayıldı ve OTPOR “Amerikan denetimindeki muhalefet”in simgesi oldu. Askeri istihbaratçı Richard Helvey her adımlarında yanı başlarındaydı.
      * Yugoslav Yargı Teşkilatı yerle bir edildi. Tam bağımsız olan, devlet başkanını bile yargılama yetkisine sahip ‘Anayasayı Koruma Mahkemesi’ kaldırıldı ve Adalet Bakanlığı’nın emrine amade edildi.
      * Tüm kurumlara CIA sızmıştı. Yıllar sonra Yugoslav İstihbarat Teşkilatı başkanı da CIA ajanı olduğunu itiraf etti. Yugoslavya İç Savaşı sırasında Genelkurmay Başkanı olan Momçilo Perisiç de!
      * Yugoslavya parçalanırken, Yugoslav ordusu hem etnik temelde içten bölünmüş, hem de subaylar arasında ikilik çıkarılarak astlar üstlerine isyan ettirilmişlerdi. Ordudan istifa edenler paramiliter gruplar oluşturdular. Subayların kurduğu hücre evlerine dışardan silah aktı! Artık Yugoslav ordusu değil, Makedon, Arnavut, Sırp, Hırvat, Sloven orduları vardı.
      * Polis de aynı etnik bölünmeyi yaşadı ve içinden Arkan diye bilinen Bosna canisini çıkardı. Kurduğu örgütün adı Tigri (Kaplanlar) idi ve iki gruptan oluşuyordu: Polis ve Kızılyıldız futbol taraftarları.
    * Arkan ilk eylemini Hırvatistan’daki Dinamo Zagrep- Kızılyıldız maçında yapacaktı. Maçın ortasında Kızılyıldız taraftarları Dinamo taraftarlarına saldıracak, stada sokulmuş silahlı kişiler tribünlere ateş açacaktı. Arkan Amerika ve İsrail’den gelen silahlarla Sırp polis teşkilatını Gladyo’ya bağlamıştı!

Bunları ve fazlasını Teoman Alili’nin yazdığı “Yugoslavya Dersleri” adlı kitaptan mutlaka okuyunuz. MİLLET birlik olmayı başaramazsa, emperyalizmin ‘demokrasi’ oyununda meze olur. Sonra Yugoslavya gibi adı bile çok görülür, yok olur.

Paylaş
Önceki İçerikFRANSA’DAN SONRA İTALYANLAR VE AMERİKALILAR SIRADA! “ÇİN İLE YAPILMIŞ ANLAŞMA BOZULACAK!” DİYORLAR…
Sonraki İçerikDurum Ve Azim! / Banu AVAR
2009’da Avrasya TV'de DÜNYA DÜZENİ adlı haber programını yaptı. 2004-2008 arasında TRT'de ‘SINIRLAR ARASINDA’ Haber Belgesel Programının yapımcısıydı. Londra City University televizyon bölümünde yüksek lisans yapan ve BBC TV Belgesel kurslarını bitiren Banu Avar BBC Türkçe bölümünde yapımcı ve sunucu olarak çalışmış, TRT’nin Londra muhabirliğini üstlenmiş; Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalışmış ve birçok dizi yazıya imza atmıştır. TRT 1 ve TRT 2’de yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği "Mozaik" ve "Kaleideskop" programları yayınlanmıştır. "32. Gün" programının ilk yıllarında programın Londra muhabirliğini yapmış ve Kıbrıs, Demirkırat gibi belgesellerde yapımcı, araştırmacı olarak görev almıştır. BEN SEZAR (‘I, Ceasar’), KIRIM SAVAŞI (‘Crimean War’), BÜYÜK OYUN ‘The Great Game’ ve TRUVA ‘Troy’ gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinin künyesinde Türkiye prodüktörü olarak yer almıştır. 1999’da TV8’in belgesel bölümünü kurmuş, 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza atmıştır. 2004 yılında -Attila İlhan ve Erol Manisalı ile birlikte- işine son verilmiştir. Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’da, Artık BİZ DE varız!, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, Türkiye Sevdalıları gibi belgesellerden OHRİ, GÜZEL OHRİ Makedonca’ya çevrilmiş ve Makedon Ulusal TV Kanalında bir çok kez gösterime girmiştir; Rıza oğlu Haydar ALİYEV belgeseli ise Azerbaycan Devlet Kanalında defalarca yayınlanmıştır. 2004 yılında yapımına başladığı; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Çin, Hindistan, Güney Amerika ve Avrupa’dan dosyalarla 82 ülkeden konuların yer aldığı Sınırlar Arasında belgeseli 2008 mayıs ayında ABD, İsrail, Gürcistan, İsveç Büyükelçilerinin şikayetleri sonucu yayından kaldırıldı.. Bu gerekçe TRT üst yönetimi tarafından beyan edilmiştir! Avar daha sonra, 2009 Şubat - Haziran arasında AVRASYA TV (ART)'de "DÜNYA DÜZENİ" adlı haber programını yaptı. Banu Avar, 2004-2008 yılları arasında 40'dan fazla kurumdan çeşitli ödüller ve plaketler almıştır. 8 kitabı bulunmaktadır: Sınırlar Arasında (2006) Avrasyalı Olmak (2007) Hangi Avrupa (2007) ‘Böl ve Yut!’ (2008) Hangi Dünya Düzeni (2009) Kaçın Demokrasi Geliyor (2010) Gün O Gündür (2012) Zemberek (2016)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here