Yeni yüzyılla birlikte, dünya geleneksel olmayan bir savaş usulüne sahne oluyor. ‘Renkli Devrimler’ , ‘Bahar’ hareketleri, Terör ordularının yaygın kullanımı içiçe geçiyor. Batılı haydut devletler, dünyayı küçük parçalara bölerek ele geçirme amacında olduklarını açıkça söylüyorlar. Sisteme karşı gelen ülkelerde ‘Yumuşak’ ve ‘Sert Güç’ kullanıyorlar.. ‘Müttefik’ diye sırtını sıvazladıkları ayran budalası ülkeleri başka ülkelere karşı maşa..

devamı →

15 kasımda çıkıyor.. ** Söyleşi 20 Kasım TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı Saat: 13:00’te… ** Yeni yüzyılla birlikte, dünya geleneksel olmayan bir savaş usulüne sahne oluyor. ‘Renkli Devrimler’ , ‘Bahar’ hareketleri, Terör ordularının yaygın kullanımı içiçe geçiyor. Batılı haydut devletler, dünyayı küçük parçalara bölerek ele geçirme amacında olduklarını açıkça söylüyorlar. Sisteme karşı gelen ülkelerde ‘Yumuşak’ ve..

devamı →

GÜN O GÜNDÜR! ….Okkalı bir şekilde ihanete uğramış bir milletin de ‘yeter!’ diyeceği ‘gün’ yakındır. Keserin ve sapın döneceğini ve ‘gün’ gelip devran’ın döneceğini atalarından öğrenmiştir bu Millet.. Genetik hafızasına kazılı bilgiler, dersler, tecrübeler vardır.. Madem, efendilerinin açıkça ‘maşa’ ilan ettiği ‘Batının deli gömleğine’ dolanmış olanların, komşu ve kardeş ülkelere ‘savaş’ naraları attıkları ‘gün’dür bugün….

devamı →

Okura ilk söz Küresel efendilerin ‘Yeni Dünya Düzeni’ için ağızlarından düşürmedikleri bir söz var: ‘Demokrasi’! Nedir sözettikleri ‘demokrasi’? Görülen o ki, ‘Yeni Dünya Düzeni’nde bomba yağdırmaktır, hedef ülkelere! İşgal etmektir.. Ya da efendilerine en faydalı köleyi seçtirmektir halka! Irak, Afganistan, Libya bombalanırken ‘Demokrasi Geliyor!’ çığlıkları attılar.. Emperyalizmin demokrasi anlayışı budur: Bir ülke yönetimi eğer emperyal..

devamı →

Okura ilksöz Ekranda yüzler! Her biri ellerine verilmiş senaryoları başarıyla oynuyorlar.. Bazısı bilerek bazısı habersiz yüzyılın oyununu sahneliyorlar… Atlantik ötesinde kurgulanan bir oyunun kötü beceriksiz oyuncuları bunlar… Ağızlarındaki sözcükler birbirinin aynı.. Kullandıkları kelime haznesi çok dar… Genellikle Değişim, Açılım, Demokrasi, Özgürlükler, Hak Hukuk filan diyorlar… Sanki hep verili bir metni okuyorlar.. Gazeteci ve akademisyenler arasından..

devamı →

OKURA İLKSÖZ 4yıl 80 küsur program, ve işte 4. kitap. Kendini Batıya adamış bazı medya mensuplarının deyişile ‘skandal program’, onbinleri aşan destek postalarına bakılırsa ‘gerçeklerin aynası’ SINIRLAR ARASINDA mayıs 2008’de tam 4. yldönümünde yayından kaldırıldı. Küçük bir grup insanın büyük özveriyle ortaya çıkardığı bir programdı. Önüne konan engeller hep çok büyük oldu ve bu 4..

devamı →

SINIRLAR ARASINDA 2006-7 yayın döneminde 17 Avrupa ülkesini ekrana getirdi ve Avrupa’nın çeşitli konularda ne büyük bir çifte standart uyguladığını, şu ünlü ‘Kopenhag kriterlerinin’ Kopenhag’da bile uygulanamadığını, Türkiye’ye dayatılan ‘Avrupa’ ölçütlerinin her birinde Avrupa’nın sınıfta kaldığını, Avrupalı’nın ağzından aktardı… Avrupa’dan başka çıkış yolumuz olmadığını yüz küsur yıldır iddia edenlerin TARAFLI olduğunu ve bulundukları tarafın, TÜRKİYE..

devamı →

OKURA ilk not… Babamı 1975’de, Attila ağabey’i 2005’de kaybettim. Her iki darbe de unutulur gibi değildi…Yaralandım… Babam Mehmet Bahattin Bey, yaşamı boyunca Dağıstan’a gitmek istedi…Elinde Şerafettin Erel’in, Lermontov’un, Resul Hamzatov’un kitapları baba topraklarına özlemini söylerdi… Dağıstan’ı hiç görmemişti.. vasiyetini ben yerine getirdim. Sadece Mahaçkale’yi değil, Derbent’i, Gimri’yi ve başka dağ köylerini de ziyaret ettim. Bizden..

devamı →

Balkanlarda dolaşırken hüznün ağır örtüsü üstüme çöktü… Kafkasya’da bir özlem! Uzak Doğu’da ‘Biz niye yapamayalım?!’ duygusu. Karadeniz kıyıları kararsızdı… Karadeniz devlerin savaş alanıydı. Kafkasya ‘da Gürcistan turunculara bürünmüştü Azerbaycan 1 milyon kaçkın ve göçkünüyle buruk, beşte biri işgal altındaydı. Kafkasya bir kapıydı .. sonsuz Asya’ya açılan bir kapı… Çölü göl yapan Türkmenbaşı Kaf dağının hemen..

devamı →