50 yıl sonra İlhami Ahmet Örnekal İlkokulu’nda, 2013 10 Kasım’ında, ‘BİZ ATATÜRK’ÜZ! derken…

İlhami Ahmet Örnekal’ın 50 yıl önce bana devasa gelen bahçesi aslında mini minnacıkmış… Koş koş bitmezdi arka bahçeden öne gelmek… Oysa sadece 5-6 adımmış. 50 yıl sonra yeniden sevgili arkadaşlarım ressam Aysu Koçak ve mühendis Mehmet Güniz ve eşi Yeşim ile okulun bahçesinde hüzünle Ata’nın gözlerine ve küçük yüzlere bakıyoruz. Siren çalarken yüzümüzdeki ıslaklığa ciddiyetle ve şefkatle bakan iki soru işareti göze gülümsüyorum. Okul Aile Birliği ve öğretmenlerimiz ve müdür yardımcılarımızla ‘eğitim operasyonları’na karşı neler yapılabileceğini tartışıyoruz.

Gazi Paşa’yı anmak 10 Kasım, 29 Ekim, 19 Mayıs’larda meydanlara çıkmaktan ibaret kalırsa, bir gün, ibaret kalanlardan da mahrum olacağımız kesindir! İşte o avluda bunu düşünüyorum.

Gökşan, ‘uzun zaman uykudaydım, şimdi ağır ağır uyanmaktayım.’ diyor. ‘Ama ne yapabilirim?’

‘Tam da yapılacak işin burnumuza dayandığı yerdeyiz’ diyorum.

Bir şeyler yapmaya, evden, okuldan, çocuğun torunun arkadaşlarından onların ailelerinden, okul aile birliğinden, bakkaldan, apartman görevlisinden, mahalle kasabından, oturduğumuz ilçenin, bölgenin, kasabanın mahallenin imamından başlasak…

Şimdi bizimle aynı sıralarda okuyan evlatlarımızla ayda bir buluşsak, her birimiz okulumuzda çocuğumuz veya torunumuzun okulunda çocuklara samimi milliyetçi yazarlarımızı, sanatçılarımızı, bilim adamlarımızı tanıtsak… Orada bir araya gelsek. Daha sık görüşsek, mahalle mahalle okul okul, birbirimizi bulsak ve her cenahtan vatanseverler olarak evlatların etrafında bir koza oluştursak…

Bu Atatürk’ün izinden gitmek olmaz mı?

Banu AVAR 
10 Kasım 2013

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir