23843609_1803226233020715_3690899382490681596_n

Ünlü yıldızların, siyasi aktörlerin, gazetecilerin ziyaret ettiği bu kamplar niye var? Çünkü bir anda savaşın içine sokulan ülkeler var. Timsah gözyaşları dökenler, bu ülkelerde yıllarca kaosu örgütlerken mülteci akını olacağını bilmiyorlar mıydı?! Kan tacirleri ortalık kan gölüne dönünce halkın komşu devletlere akacağını hesaplamamışlar mıydı? . Bu kamplar genellikle sınır bölgelerindedir. Çoğunu ziyaret ettim.. Pakistan’da Ürdün’de Sudan’da, ve Türkiye’de ve diğer bir çok ülkede tanık olduğum, Angelina’nın fotoğraf çektirdiği mağdur ve perişan sığınmacıların arkasında bu işi örgütleyen büyük bir çetenin çetrefil işleridir.. Birleşmiş Milletler ve bağlı ‘insani yardım kuruluşları’nın mağdurlara yardımın dışında başka işlerle uğraştıkları, kampların da bu faaliyetlere mükemmel bir örtü olduğunu bilmeyen varmıdır? 2016 itibariyle Türkiye, Irak, Ürdün ve Lübnan’da 37 Mülteci kampı vardır.. Angelina ve birçok başka ünlü düzenli aralarla işte bu kamplarda ‘iyi niyet’ dağıtmaktadır.

Kamplarda, 3 milyona yakın sığınmacının arasına gizlenmiş bol sayıda istihbarat elemanı, terörist, uyuşturucu, kimyasal madde, silah, organ kaçakçılığıyla uğraşan çete mensubu vardır. Bu kamplar sınırların delik deşik olmasında önemli bir rol oynar. Demografik yapıyı değiştirir. Kaçakçılara serbest bölge açar. Bölgedeki terör guruplarına liman olur. Teröristlerin ve istihbarat görevlilerine ‘uluslararası toplum’ denilen çete ile gizli temas için mükemmel bir ortam sağlar. Sınırlar arasında ‘cepler’ yaratır.

Stratejik Silah mı?

Daha karmaşık birkaç soruyu Leonid Savin dile getiriyor: “Suudi Arabistan’da Müslümanlar için kamp yerleri inşa edilmişken, mülteciler neden Türkiye ve Ürdün’ü tercih ediyor?” “Avrupa’ya mülteci taşıyanlar, kişi başına 4000 dolar ile 10.000 dolar alıyorsa, kişileri önceden borçlandırarak taşıma düzenlendiğini düşünürsek, yüzbinlerce kişinin yollara düşmesine yol açan garantiyi kim ne amaçla veriyor?… Harvard üniversitesinde yapılan ‘Bir savaş Silahı olarak tasarlanan göç olgusu’ (Strategic Engineered Migration as a Weapon of War) başlıklı araştırmada, ‘Mülteciler olgusunun hedef ülkelerde savaş ve barış zamanlarında stratejik bir silah olarak kullanılabileceği ve bunu kontrol eden devlete yararlar sağlayacağı’ tespiti yapılıyor..

Mülteciler konusunda en çok fikir beyan eden ABD ülkesine genel olarak mülteci kabul etmiyor. Ama 1519 kişilik bir gruba bu hak tanınıyor. Kim onlar:? ABD Yönetiminin, 2014 yılında Vatandaşlık ve Göçmenlik statüsü verme, ikamet hakkı tanıma ve Hükümetin koruması altında yaşama garantisi verdiği 1519 kişinin tümü diğer ülkelerin teröristleri ya da terörle yakından bağlantılı olanlar!

(meraklısı baksın: http://www.judicialwatch.org/wp-content/uploads/2015/09/DHS2014.pdf.

Sonuç olarak toplum, ekranlarda gördüğü mülteci ölümleri, bebek cesetleriyle kahrolurken, Washington’da birileri, kendi yarattıkları mülteci krizinin stratejik silah olarak kullanımıyla keyifleniyor..

http://www.voltairenet.org/article189216.html

ZEMBEREK / Banu AVAR -2016 Kasım

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir