yazar resim

2016 eşiğinde;  hepinize , akıl  ve beden sağlığı ve dayanma gücü ve tabii ki dahasını diliyorum.

Yıllar önce okuduğum bir kitapta ‘içinde yaşadığımız sistem, üretim araçlarının ve ÜRETİMDEKİ ANARŞİNİN özel mülkiyeti demektir’ diyordu.

Bir toplum için hayati olan ; üretim ise ve bu sistem,  üretimi anarşiye sokarak nefes alan  bir sistem ise ; sanayide krizlerle, siyasette savaşlarla ayakta duruyorsa ; bu sistem içinde yaşayanlar için,  bedensel ve zihinsel tehlike çok büyüktür !

Tarihin bu döneminde;  her birey , paranın gücü ile kirletilmiş durumdadır. Paranın büründüğü maskeler milyonlarca çeşitte zihnimizi şekillendirmektedir. Adetler gelenekler, aile, din, toplum değerleri yani manevi olan ne varsa  bu sistemde paranın oyuncağıdır..

Dünya doğal  kaynaklarının ve ticaretin yüzde 65’ine sahip küresel çeteler, en küçüğünden en büyüğüne tüm ülkelerle oynamakta, bölüp parçalamakta, savaşlar çıkarmakta ; o ülkeler başına,  yöneticiler atamakta ; sonra , onları indirecek örtülü operasyonlar yapmakta, çeşitli terör gruplarını sahne ışıkları altına sürmekte,  işine yarayacak adamları satın alıp devşirmekte, karşı çıkanları yok etmekte ustalaşmışlardır.

 Bunları yaparken ;  toplumların kafasını nasıl kuma sokup ,  orada tutacakları  konusunda da ustalaşmışlardır..

Son paylaşım savaşından sonra ;  küresel çetelerin en çok üzerinde çalıştığı konu : Algı yönetimi  olmuştur..  ‘ Milyarlarca insanı aynı anda kendi isteklerine uygun şekilde  düşündürtmek ve harekete geçirmek sanatı’ diyelim buna.

Japonya’daki bir çocukla , Türkiye, İngiltere, İran , Cezayir ve Kanada’daki çocukların,   nasıl bir ortak paydası olabilir?   Hepsi Disney tarafından hipnoz altındadırlar.. Hayalleri Disneyland’dır.. Oyuncakları, izledikleri filmler, okudukları kitaplar ; belli bir küresel şirketin havuzundan çıkar.

Birbiriyle kültürel yapılanması arasında uçurumlar olan ülkelerde yaşayan bir çok genç zihinsel kansere yolaçan aynı bilgisayar oyunlarıyla oyalanır.

Bir yüzyıl  önce farklı ülkelerde  giyim   özgün hatlarla birbirinden ayrılırken, bugün neredeyse her ülkenin gençliği aynılaşmıştır. Dinledikleri müzikler de giydikleri pantolon da aynıdır.

Dağıstan’da, İstanbul’da, Roma’da :   Los Angeles’ta oynayan ‘Hollywood zihin yıkama Fabrikası’ndan çıkma  filmler izlenmektedir.

Tüm dünya aynı yarışma programlarının esiridir. Benzer diziler ;  tüm ülkelere sızmış,  alt orta ve üst yaş grubunu uykuya yatırmıştır.

AVM’ ler kanser gibi her ülkeyi sarmış, NOEL’de Yılbaşı’nda ;  her ülkedeki insanlara ,  olmayan  PARA’ larını  kredi alarak harcamaları için emretmektedir. Mc Donalds Noel baba’yı   5 yaş Türk çocuklarına  hediyelerle kabul ettirmekte sevdirmektedir.

Her ülkede,   yılbaşı tatiline egzotik diyarlara  gidenleri  ekranlarda izleyip,  iç çeken ve olmadık sebepten kavga çıkaran kadınlar vardır.

Para ve harcama , tapılan kavramlardır!  Kabe , AVM’lerdir.

Gazeteler onlar için çalışır, haberler onların düşünce çemberi için hazırlanır.. Tartışma programları ; olmayacak durumları , zihinlerde olası hale  getirir.. Ülkeler parçalanır, insanlar birbirine düşman olur, savaşlar başlar, ortalığı  kan kaplar.. Sistem , göbek atar..

Sistem duayenleri CNN FOX EL CEZİRE BBC  ekranlarından haykırır: “KAOSDAN FIRSAT DOĞAR!”

2016 , yaşayacağımız en önemli dönüm noktalarına tanık olacaktır.. Tıpkı 1916 gibi…

Psikolojik harbin tüm ustalıklarıyla üzerimize çöken küresel çete ve içerideki maşaları ; artık,  konvansiyonel ve siber silahlarıyla da, kiralık terör gruplarıyla da, ajanları ve  resmi ordularıyla da  bu bölgededir.

2016’da  TÜRK  MİLLETİ  her yıldan daha fazla DİKKATLİ, ÖZGÜVENLİ ve  UYANIK olmak  zorundadır..

Kolay gelsin ve yeni yılınız kutlu olsun.

Banu AVAR

30.12.2015

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir