23795101_1803025819707423_3315806700799612407_n

1975 yılında kaybettiğim babam, öğretmenim, ilk tanıdığım vatansever Mehmet Bahattin Avar’ı anıyorum.

1893 yılında babasının sürgün edildiği Halep’te dünyaya gelmişti. Balkan Savaşı’nda da, Çanakkale Savaşı’nda da, Kurtuluş Savaşın’da da cephedeydi. 1923’de 30 yaşında bir beden eğitimi öğretmeniydi. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında hiçbir karşılık beklemeden kendisi ve genç Türkçe öğretmeni eşi Sıdıka Avar, Çocuk Esirgeme Kurumu’nda, Gazi Eğitim Enstitüsü’nde, İzmir Hapishanesi’nde, Ankara’da , Eskişehir’de vatana millete faydalı sağlam kafalı sağlam vücutlu evlâtlar yetiştirmek için çırpındılar…

Öyle bir dönemdi ki az sayıda yetişmiş aydın, tüm toplumla hemhal olmuş, gerek millet mekteplerinde gerekse hayatın her alanında bildiklerini alçak gönüllülükle paylaşmayı tek hedef bellemişlerdi.

Savaş bitmiş; ama başka bir sinsi savaş baş göstermişti…

Babamın günlükleri ve aldığı notlar açıkça gösteriyor ki, Lozan’da batılı devletlerin direttiği ‘uzman’lar o günlerde gelecek için sinsi bir hazırlık içindeydiler. Özellikle eğitim alanına tebelleştiler.

Genç Cumhuriyet’in eğitim seferberliğine sızmak için büyük gayret gösteriyorlar, bilgi paylaşımı adı altında istihbarat faaliyeti yürütüyorlar, halkla teması olan sağlık personeline ve özellikle öğretmenlere yaklaşıyorlardı.

Babam güncesinde, spor salonları ve oyun alanları inşaasına Amerikalı ‘uzman’ların ‘yardım’ bahanesiyle (!) nasıl burunlarını sokmaya kalktıkları ve cevaplarını aldıklarına dair iç acıtan notlar almıştı.

Genç Cumhuriyet, çöken Osmanlı’dan yüzde yedi okuma yazma bilen erkek nüfus ve binde dört okur yazar kadın nüfus devralmıştı ve çok kısa bir zaman içinde milleti okur yazar yaptı.

Bu mucizenin kahramanları her alanda ‘HİÇBİR fedakârlıktan’ kaçınmadan çalışan, hayatlarını veren her çeşit ‘öğretmenlerdi’!

Onlar Anadolu’nun en ücra köşelerinde, ne emeklilik, ne maaş, ne diğer zorlukları düşünmeden bu millete ellerinden gelen ne varsa verdiler!..

Ruhları şâd olsun…

Bugün aynı RUH’la çalışan bir çok öğretmeni Edirne’den Ardahan’a, Trabzon’dan, Hatay’a ziyaret eden biri olarak, dosta düşmana şunu haykırmak isterim:

Bu vatanı NATO’ya peşkeş çeken ve artık saklamaya gerek duymadan açık açık bunu itiraf edenler, affedileceğinizi düşünmeyin!.. Uyguladığınız tüm zulme rağmen, her alanda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan Cumhuriyetin ilk yıllarındaki heves ve hırsla çalışan öğretmenlerimiz var.

Onlar MİLLİ RUH’u temsil ediyorlar!

Bugün onların ‘günü’ değil ama ‘O GÜN’ de gelecektir!

Banu AVAR

24 Kasım 2012

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir