Bunların işi bu…

Hedef’i belirleyip “savaşı” paketlemek…

Kamuoyunu ikna etmek için tüm medyayı harekete geçirmek! Tehdit ve şantajla maşa seçtikleri ülkelerden finansör ve taşeron bulup ortalığı kan gölüne çevirmek, sınırları değiştirmek, bölmek, parçalamak yutmak ve bunun için bahane hazırlamak!

Yossef Bodansky World Tribune’deki yazısında Suriye’ye ABD bombardımanı BAHANE’sinin yine ABD eliyle hazırlandığına dair kuvvetli ipuçlarından sözediyor:

1) Katar Türkiye ve ABD üst düzey istihbarat elemanlarını biraraya getiren bir teşkilat içindeler: MUKHABARAT AMRİKİ

2) Bu teşkilat ilk toplantısını 13-14 Ağustosta Antakya’da bir TSK garnizonunda yaptı.

3) Toplantıya Suriye muhalefetinden komutanlar katıldı ve “yakında Suriye’ye bir bombardıman yapılacağı” konusunda bilgilendirildiler!

4) 21-23 Ağustos’ta Hatay’daki bütün mülteci kamplarında şimdiye kadar görülmemiş bir silah dağıtımı yapıldı. Çoğu uçaksavar silahları, omuzdan atılan füzeler ve hafif silah ve makineli tüfek cephanesi olmak üzere yalnız Reyhanlı bölgesindeki muhalif güçler 400 tondan fazla silah aldı. Silahlar, Katar ve Türk istihbaratının kontrolündeki depolardan, ABD istihbaratının sıkı denetimi altında dağıtıldı.

5) 20’den fazla TIR’a yüklenen silahlar Suriye’nin kuzeyine geçti ve değişik silah depolarına dağıtıldı. Yüzlerce tonluk gelişmiş güdümlü tanksavar füzeleri ve roketleri 24-25 Ağustos’ta gönderildi. Hatay’daki muhalif yetkililer, bunun için, iki yıl önce başlayan savaş süresince aldıkları “en büyük” sevkiyat dediler. Hatay’dan giden silahlar, bölgedeki en büyük isyancı grup olan El-Kaide bağlantılı cihatçılar da dâhil olmak üzere İdlip-Halep bölgesindeki bütün isyancı güçlere ulaştı.

6) En son strateji ve koordinasyon toplantısı 26 Ağustos’ta yapıldı. İstanbul’daki koordinasyon toplantısına ABD Büyükelçisi Robert Ford da katıldı. Bodansky yazısında gerek Arap gerek Batı kaynaklarının ve Amerikan istihbaratının yani ‘Muhalifler’ ve destekçilerinin, ABD öncülüğünde bir askerî müdahaleyi TAHRİK EDECEK etkileyici bir olay beklediklerine dair kanıtları sıralıyor. Ağustos ayında ABD istihbaratı denetimindeki silah depoları açılmış ve bin tona yakın yüksek nitelikli silah muhaliflere dağıtılmış. İş kışkırtıcı bir İŞARET’e kalmış. ABD’nin CIA’nin daha önce onlarca kez dünyanın çeşitli yerlerinde sahneye koyduğu BAHANE YARAT/ BOMBALA oyunu yeniden sahneye konulacaktı!

Küba’da, Vietnam’da, Kongo’da, Afganistan’da Irak’ta İran’da, Libya’da ve Hama’da ve Hula’daki kanlı oyun yinelenecekti. ABD Suriye’den gelecek 21 Ağustos haberinden o kadar emindi ki, sonrasındaki bombardıman ve kara harekâtı için gerekli silah dağıtımını yapmıştı. Esad karşıtı birçok isim bile ABD’nin Suriye yönetimini kendi halkını gazla katlettiği senaryosunun mantık dışılığına değindi.

Bu, ABD’nin SAVAŞ’ı DÜNYA KAMUOYUNA “SATMAK” için kurguladığı bayat bir yöntemdi.

Esad, iç savaşı kazanmak üzereyken ve üstelik BM kimyasal silah soruşturma komisyonu Şam’dayken neden böylesi bir harekete girişsindi? Bunu yapanlar, böylesi bir saldırının akabindeki gelişmeleri çoktan hesaplamış olanlardı.. Bu katliam, emperyalizmin en acımasız, en kanlı örtülü operasyonlarından biri olarak tarihe geçecektir! Ve ne yazık ki, antiemperyalist hareketin öncüsü Türkiye Cumhuriyeti’nin, yüz karası hükümeti, bu kanlı dönemin taşeronu olarak tarihin not defterindedir! Youssef Bodansky yazısı: (Türkçe Çeviri: Erkan Güçiz)

Banu AVAR, 8 Eylül 2013

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir